Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

İrfan Mektebi (27-07-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 705 izlenme 👍 11 📅 9 Nisan 2012 ⏱ 1:25:39
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 🌾 Kader ve İmtihan
Kontv - İrfan Mektebi
📝 İrfan Mektebi (27-07-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, İrfan Mektebi sohbetlerinin bu halkasında Ramazan öncesi son dersini yapıyor. Sohbet, bir ziyaret intibaıyla başlıyor ve müminin başına gelen sıkıntıları nasıl okuması gerektiği sorusuyla devam ediyor.

Bir Ziyaretin Ardından

Hocaefendi sohbete, dışarıdan gelen dostlarıyla birlikte Hz. Mevlânâ'yı ziyaret edişini anlatarak başlıyor. Kendisinin genellikle içeri girmeden, parmaklıkların önünde durup Fâtiha okumayı âdet edindiğini söylüyor. Ziyaret sırasında gördüğü bazı manzaraların o mekâna yakışmadığını, bu konuda yetkililerden ricada bulunduğunu ve zamanla güzel bir düzenleme yapılacağını ümit ettiğini ifade ediyor. Buradan genel bir tavsiyeye geçiyor: bulunduğumuz yerde ve civar illerde Allah dostlarını ziyaret etmek, huzurlarında durup Fâtiha okumak ve orada Rabbimize dua etmek güzel bir âdettir.

Musibet Her Zaman Ceza mıdır

Sohbetin merkezindeki mesele bu. Hocaefendi, Cenab-ı Hakk'ın kuluna bazen günahları sebebiyle, bazen ikaz için, bazen de manevi derecesini yükseltmek için sıkıntı verdiğini söylüyor. Bu bakış açısını daha önce anlattığında sıkıntıda olan kardeşlerinin rahatladığını, sohbet etmesinin sebebinin de bu olduğunu belirtiyor.

Anlatılan Bir Kıssa

Hocaefendi bu bahsi bir kıssayla açıyor. Anlatıldığına göre Hz. Musa, gece gündüz ibadette gördüğü bir kula gıpta edermiş; bir gün o zatın başına ağır bir musibet gelince hayret etmiş. Kıssanın devamında, o kulun Cenab-ı Hak'tan cennette yüksek bir makam istediği, yaptığı ibadetle o makama ulaşamayacağı için duasının bu şekilde karşılık bulduğu anlatılıyor. Hocaefendi, kerametlere ve olağanüstü anlatımlara ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini bilerek bu kıssayı bir hikmet dersi olarak aktarıyor.

Ayağına Taş Değdiğinde

Buradan çok pratik bir tavsiyeye geçiyor: mümin başına küçük bir sıkıntı geldiğinde hemen kendini yoklamalı, "Rabbime karşı bir noksanım var mı?" diye düşünmeli. Hocaefendi bunu babasından öğrendiğini söylüyor. Eğer bir kusur varsa istiğfar edilecek; yoksa gelen sıkıntı Rabbimizin lütfundandır. Belaların en çok peygamberlere, sonra Allah'ın veli kullarına ve kişinin Allah'a yakınlığı ölçüsünde diğerlerine geldiğini bildiren rivayeti de bu çerçevede hatırlatıyor.

Zekâtla Borç Ödemek

Sohbetin son bölümünde hocaefendi, kendisine sorulan pratik bir meseleye değiniyor: ihtiyaç sahibi ama eline verilen parayı yerinde kullanamayacak bir kardeşe yardım nasıl ulaştırılır? Anlattığı yol, kişiden izin alıp alacaklısına doğrudan ödeme yapmaktır. Fıkhî ayrıntılarda konunun ehline başvurulması gerektiğini de belirtiyor. Sohbeti, yatarken Kâfirûn sûresini okumayı tavsiye eden hadis-i şerifi hatırlatarak ve cemaatine hayırlı Ramazanlar dileyerek bitiriyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.