(233) Şeriat ve İslam - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu dersinde çokça konuşulan ama az bilinen bir kelimeyi ele alıyor: Şeriat. Kelimenin lügat ve ıstılah manasını, dinî kaynaklarda neye karşılık geldiğini anlatarak, kavram kargaşasının nasıl bir bilgisizlikten doğduğunu izah ediyor. Dersin ana fikri şu: Bir kavram tartışılmadan önce öğrenilmelidir.
Her Gündem Bir Vesiledir
Hocaefendi derse, hâdiselerin Cenab-ı Hakk'ın muradına uygun şekilde geliştiği tespitiyle başlıyor. Bir mesele gündeme geldiğinde insanlar ister istemez onu araştırmaya başlar; kitaplara, ansiklopedilere, kaynaklara müracaat eder. Hocaefendi bunu bir imkân olarak görüyor: Bir kelimenin milyonlarca insan tarafından merak edilip araştırılması, hiçbir bütçeyle satın alınamayacak bir neticedir. Ona göre her sıkıntının arkasında böyle bir hikmet aranmalıdır.
Şeriat Ne Demektir?
Dersin özünü teşkil eden izah burada. Hocaefendi, şeriat kelimesinin Allah'ın koyduğu hükümler, esaslar, kanunlar, sınırlar ve nizam manasına geldiğini söylüyor; Allah'ın dini, Allah'ın emirleri, Allah'ın hükümleri ifadelerinin hepsinin aynı hakikate işaret ettiğini belirtiyor. Buradan bir de mantıkî netice çıkarıyor: Bir kimsenin Allah'a inandığını söyleyip O'nun koyduğu hükümleri baştan reddetmesi kendi içinde bir çelişkidir. Hocaefendi bu izahı bir kavram tarifi olarak sunuyor.
Asıl Mesele: Bilgisizlik
Hocaefendi'ye göre bugün en büyük problem bilgi eksikliğidir. Kelimelerin, mefhumların, kaidelerin esası bilinmediği için tartışmalar havada kalmakta, bu boşluktan da yanlış hükümler çıkmaktadır. Örnek olarak, ilahî hükümlerin konulduğu devrin şartlarıyla sınırlı olduğunu ima eden iddialara işaret ediyor ve bunu kabul etmiyor: Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hakk'ın geçmişi de geleceği de, insanların önündeki bütün zamanları da bildiği haber verilmektedir; insanı yaratanın onu bilmemesi düşünülemez.
Allah'ı Tanımanın Yolu Kur'an'dan Geçer
Dersin en pratik neticesi bu başlıkta. Hocaefendi, Allah'ı tanıtan kitabın Kur'an-ı Kerim olduğunu; dolayısıyla Kur'an'ı bilmeyen bir kimsenin O'nu hakkıyla tanıyamayacağını söylüyor. Ardından mühim bir eksiğe parmak basıyor: Çoğumuz Kur'an'ı yüzünden ya da ezbere okumasını biliyoruz, fakat manasını bilmiyoruz. Manası bilinmediği müddetçe tanıma tamamlanmış olmaz. Hocaefendi'nin cemaatinden istediği de öncelikle bu eksiğin süratle tamamlanması.
Hayır İşlerine Davet
Dersin sonunda hocaefendi birkaç duyuru yapıyor: Bir cami temel atma törenine cemaati davet ediyor, bir kardeşin Kur'an kursu ya da talebe yurdu yapılsın diye bağışladığı arsa için hayır sahiplerinden destek istiyor ve sıkıntıda olan kardeşleri için cemaatten dua talep ediyor.
Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.