ZİKİR KALP VE BEDEN İLE DE YAPILIR! ALLAH'I ZİKRETMENİN FAZİLETİ! | Abdurrahman Büyükkörükçü
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde zikrin ne kadar geniş bir kavram olduğunu anlatıyor. Zikrin yalnızca dille yapılan bir tekrar olmadığını; kalple, bedenle ve hatta günahtan uzak durarak da Allah'ın anılabileceğini ifade ediyor. Sohbet, Şaban ayının bereketiyle açılıyor.
Ramazan'a Hazırlık Ayı
Hocaefendi, içinde bulunulan Şaban ayının Ramazan'ın mukaddimesi olduğunu hatırlatıyor. Büyüklerin yılı ikiye ayırdığını naklediyor: Ramazan'dan sonraki aylar hasret ayları, Ramazan'dan önceki aylar ise karşılama aylarıdır. Hazreti Aişe validemizden nakledilen rivayete göre Peygamber Efendimiz, Ramazan dışında en çok Şaban ayında oruç tutardı. Hocaefendi, sağlığı elverenlerin bu ayda nafile oruçlara, pazartesi ve perşembe oruçlarına gayret etmesini tavsiye ediyor.
Amellerin Arz Edildiği Vakitler
Sohbetin dikkat çekici bir bilgisi burada. Aktarılan rivayete göre haftalık ameller pazartesi ve perşembe günleri, yıllık ameller ise Şaban ayında arz olunur; Peygamber Efendimiz de amelleri arz edilirken oruçlu olmayı arzu ettiğini ifade buyurmuştur.
Hazreti Musa'nın İstediği Özel Zikir
Hocaefendi'nin severek naklettiği bir rivayet var. Anlatıldığına göre Musa aleyhisselam Rabbinden kendisine has bir zikir öğretmesini ister; ona kelime-i tevhidi söylemesi bildirilir. "Bunu bütün kulların biliyor" deyince, gökler ve yerler bir terazinin kefesine, kelime-i tevhid diğer kefesine konsa tevhidin ağır basacağı bildirilir. Hocaefendi bu anlatımla, en yaygın olanın aynı zamanda en kıymetli olabileceğini vurguluyor.
Zikrin En Güzeli Kur'an
Hocaefendi'ye göre Allah'a giden yollar sayılamayacak kadar çoktur; ancak bunların en güzeli ve en kolayı Kur'an okumak ve salatü selam getirmektir. Rabbiyle konuşmak isteyenin Kur'an okuması gerektiğini bildiren rivayeti hatırlatıyor. Ramazan'da hatmi tamamlayamayanlara, daha Şaban'dan başlamalarını tavsiye ediyor.
Günahtan Sakınmak da Zikirdir
Sohbetin en dikkat çekici bölümü burası. Hocaefendi, bir kimsenin Allah'tan korktuğu ya da haya ettiği için bir günahtan uzak durmasının da zikir sayıldığını ifade ediyor. Bu çerçevede Hazreti Osman radıyallahu anh'in hayasını anlatan bir hatırayı naklediyor: kimsenin bulunmadığı, kapının kapalı olduğu anlarda bile aynı edebi muhafaza edermiş. Hocaefendi buna, bir kötülük işledikten sonra Allah'ı hatırlayıp istiğfar edenleri öven ayet-i kerimeyi ekliyor ve asıl haya edilmesi gerekenin insanlar değil Rabbimiz olduğunu söylüyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.