Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

ZİKİR KALP VE BEDEN İLE DE YAPILIR! ALLAH'I ZİKRETMENİN FAZİLETİ! | Abdurrahman Büyükkörükçü

👁 3.688 izlenme 👍 118 📅 25 Mart 2024 ⏱ 37:55
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 💬 Nasihat ve Öğütler
Abdurrahman Büyükkörükçü bu dini sohbetinde Allah'ın zikredilmesinin önemi ve faziletleri üzerine odaklanmaktadır. Ana başlıklar ve içerikler şunlardır: Zikrin Önemi: İslam'da zikrin, yani Allah'ı anmanın, inançlı bir bireyin yapabileceği en hayırlı işlerden biri olduğu vurgulanır. Her durumda Allah'ı zikretmenin, O'nunla birlikte olmanın ve O'nu unutmamanın önemi üzerinde durulur. Namaz ve Oruç: Namazın ve orucun da birer zikir şekli olduğu, ibadetlerin Allah'ı anma pratiğinin bir parçası olarak görüldüğü belirtilir. Dil, Kalp ve Beden ile Zikir: Zikrin sadece dille yapılmadığı, kalp ve bedenle de yapılabileceği anlatılır. Kalpten yapılan zikrin, dışarıdan kimsenin farkında olmadığı, çok daha samimi ve içten bir ibadet şekli olduğu ifade edilir. Zikrin Faydaları: Zikrin, müminin hayatını aydınlatan, ona huzur ve sükunet veren, aynı zamanda günahlardan sakınmasına yardımcı olan bir ibadet olduğu üzerinde durulur. Tefekkür: Allah'ın yarattıklarını düşünmenin, O'nun kudretini ve büyüklüğünü tefekkür etmenin de bir zikir şekli olduğu, bu tür tefekkürün insanı manevi olarak daha da yükselteceği anlatılır. Büyükkörükçü, zikrin sadece dil ile değil, kalp ve bedenle de yapılabileceğini ve bu ibadetin müminin hayatındaki merkezi rolüne dikkat çekiyor. Zikrin, Allah ile olan bağımızı güçlendirdiği, O'nun rızasını kazanmamıza ve günahlardan sakınmamıza yardımcı olduğu vurgulanır. Kanalımıza Abone Olun ➥ https://www.youtube.com/@dinisohbetlertv/videos #dinisohbet #ramazan #dinisohbetler
📝 ZİKİR KALP VE BEDEN İLE DE YAPILIR! ALLAH'I ZİKRETMENİN FAZİLETİ! | Abdurrahman Büyükkörükçü — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde zikrin ne kadar geniş bir kavram olduğunu anlatıyor. Zikrin yalnızca dille yapılan bir tekrar olmadığını; kalple, bedenle ve hatta günahtan uzak durarak da Allah'ın anılabileceğini ifade ediyor. Sohbet, Şaban ayının bereketiyle açılıyor.

Ramazan'a Hazırlık Ayı

Hocaefendi, içinde bulunulan Şaban ayının Ramazan'ın mukaddimesi olduğunu hatırlatıyor. Büyüklerin yılı ikiye ayırdığını naklediyor: Ramazan'dan sonraki aylar hasret ayları, Ramazan'dan önceki aylar ise karşılama aylarıdır. Hazreti Aişe validemizden nakledilen rivayete göre Peygamber Efendimiz, Ramazan dışında en çok Şaban ayında oruç tutardı. Hocaefendi, sağlığı elverenlerin bu ayda nafile oruçlara, pazartesi ve perşembe oruçlarına gayret etmesini tavsiye ediyor.

Amellerin Arz Edildiği Vakitler

Sohbetin dikkat çekici bir bilgisi burada. Aktarılan rivayete göre haftalık ameller pazartesi ve perşembe günleri, yıllık ameller ise Şaban ayında arz olunur; Peygamber Efendimiz de amelleri arz edilirken oruçlu olmayı arzu ettiğini ifade buyurmuştur.

Hazreti Musa'nın İstediği Özel Zikir

Hocaefendi'nin severek naklettiği bir rivayet var. Anlatıldığına göre Musa aleyhisselam Rabbinden kendisine has bir zikir öğretmesini ister; ona kelime-i tevhidi söylemesi bildirilir. "Bunu bütün kulların biliyor" deyince, gökler ve yerler bir terazinin kefesine, kelime-i tevhid diğer kefesine konsa tevhidin ağır basacağı bildirilir. Hocaefendi bu anlatımla, en yaygın olanın aynı zamanda en kıymetli olabileceğini vurguluyor.

Zikrin En Güzeli Kur'an

Hocaefendi'ye göre Allah'a giden yollar sayılamayacak kadar çoktur; ancak bunların en güzeli ve en kolayı Kur'an okumak ve salatü selam getirmektir. Rabbiyle konuşmak isteyenin Kur'an okuması gerektiğini bildiren rivayeti hatırlatıyor. Ramazan'da hatmi tamamlayamayanlara, daha Şaban'dan başlamalarını tavsiye ediyor.

Günahtan Sakınmak da Zikirdir

Sohbetin en dikkat çekici bölümü burası. Hocaefendi, bir kimsenin Allah'tan korktuğu ya da haya ettiği için bir günahtan uzak durmasının da zikir sayıldığını ifade ediyor. Bu çerçevede Hazreti Osman radıyallahu anh'in hayasını anlatan bir hatırayı naklediyor: kimsenin bulunmadığı, kapının kapalı olduğu anlarda bile aynı edebi muhafaza edermiş. Hocaefendi buna, bir kötülük işledikten sonra Allah'ı hatırlayıp istiğfar edenleri öven ayet-i kerimeyi ekliyor ve asıl haya edilmesi gerekenin insanlar değil Rabbimiz olduğunu söylüyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.