Halil KONAKCI Kimdir? | Kendisinden Dinleyelim.
Bu kısa videoda Halil Konakçı Hocaefendi, kendisine sıkça sorulan "kimsiniz, neredesiniz, nerede görev yapıyorsunuz" sorularını bir söyleşide cevaplıyor. Hocaefendi, bugüne kadar kendisinden pek söz etmediğini; anlatmak istediği mesele ön planda kalsın diye kişisel bilgilerini geride tuttuğunu belirtiyor. Bu sebeple konuşma, kendini anlatan bir tanıtımdan çok, bir hizmet anlayışının izahı gibi ilerliyor.
Kısaca kendisi
Hocaefendi memleketinin İzmir olduğunu ve imam hatiplik görevini sürdürdüğünü söylüyor. Kürsüdeki tavrının nereden geldiğini kendisinin de tam olarak açıklayamadığını, ancak ehl-i sünnet çizgisinin ve millî değerlerin anlatılması söz konusu olduğunda içinde bir coşku uyandığını ifade ediyor. Bu hâlin resmî göreve başladıktan sonra daha da belirginleştiğini anlatıyor.
Sosyal medyanın getirdiği sorumluluk
Konuşmanın önemli bir kısmı, geniş kitlelere ulaşmanın nasıl bir yük getirdiği üzerine. Hocaefendi tanınmanın kendisinde bir gurur değil, mahcubiyet meydana getirdiğini söylüyor. İnsanların gösterdiği hürmetin kendisini utandırdığını, bunun da daha çok çalışması gerektiğini fısıldadığını ifade ediyor. Ona göre insanların bir hocadan bekledikleri şey dünyalık değil, ahiretlerine dair bir fayda; bu da beklentiyi ağırlaştırıyor.
Geçmişteki hocalarla kıyas
Hocaefendi kendisine gösterilen ilgiyi değerlendirirken geçmişe bakıyor. Kendi hayran olduğu, hürmet ettiği hocaların çok daha zor şartlarda, çok daha büyük işler yaptığını söylüyor. Bugün zeminin onlara göre çok daha rahat olduğunu belirterek, aldığı ilgiyi kendi emeğinin karşılığı olarak görmediğini vurguluyor. Bu mukayeseyi, samimiyetle söylediğini özellikle belirterek ve kendini övmekten uzak bir dille kuruyor.
"Bizim gördüğümüz iltifat da bir alamettir"
Söyleşinin en dikkat çekici cümlesi burada. Hocaefendi, eskilerin yaptığının çok azını yaptığı hâlde onlarınkine benzer bir teveccüh görüyor olmasını, kendisi için bir uyarı olarak okuyor. Bunu bir alçakgönüllülük ifadesi olarak dile getiriyor ve konuşmasını, kendisinden önceki hocaların bıraktığı emaneti taşımaya çalıştığını söyleyerek tamamlıyor.
Bu yazı, söyleşinin ana başlıklarını özetlemektedir; tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.