Tahir Büyükkörükçü - Kapu Camii Vaazları - 9.Bölüm
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi'nin Konya Kapı Camii'nde yaptığı vaaz serisinin bu bölümünde konu, insanın diğer varlıklar arasındaki yeri. Vaaz, "Biz Âdemoğlunu şerefli kıldık" mealindeki âyet-i kerime etrafında şekilleniyor ve hocaefendi bu şerefin nelerden ibaret olduğunu tek tek açıklamaya çalışıyor.
İnsana Verilen Şeref
Hocaefendi önce bir yanlış anlamayı gideriyor: Buradaki "keramet" kelimesi, tasavvufta velilere nispet edilen olağanüstü hâller anlamında değildir; Allah'ın insana bahşettiği ikram ve üstünlük anlamındadır. İnsanın yeryüzünde halife kılınması, ilâhî hitabın muhatabı olması bu şerefin başında geliyor. Hocaefendi bu bahsi klasik divan şiirinden bir beyitle destekliyor: İnsan, kâinatın özü ve gözbebeğidir.
Karada ve Denizde Taşınmak
Vaazda âyetin devamı açıklanıyor. Allah insanı karada bineklerle, denizde gemilerle taşımıştır. Hocaefendi bunu, daha yaratılış safhasında insana hizmet edecek varlıkların ve vasıtaların hazırlanmış olması şeklinde yorumluyor. Ona göre bu, kulun kendine değer vermesi için değil, Rabbine daha çok yönelmesi için bir sebeptir.
Temiz Rızık ve Şükür Borcu
Âyetin bir başka kısmında insanın temiz ve hoş rızıklarla rızıklandırıldığı bildiriliyor. Hocaefendi bu noktada canlılar arasında bir mukayese yapıyor: Pek çok mahlûkun rızkı kendi tabiatına göredir; insan ise âdeta seçilmiş, tertemiz nimetlerle beslenir. Bal ve benzeri nimetleri örnek vererek, bu ikramın karşılığının şükür olduğunu söylüyor. Anlattığı bir benzetme akılda kalıcı: Tipi gününde bir köy odasında ısıtılan, doyurulan insan o iyiliği ömür boyu unutmaz. Bir kereye mahsus bir iyilik unutulmuyorsa, ana rahminden kabre kadar süren sayısız nimetin sahibi nasıl unutulur?
Yazan Melekler
Vaazın ikinci bölümünde hocaefendi meleklerden söz ediyor. Sağdaki meleğin iyilikleri, soldakinin kötülükleri yazdığını hatırlatıyor ve cemaate şu soruyu soruyor: Defter kalem görmediğimiz halde bu nasıl olur? Cevabını günün teknolojisinden veriyor; sesin ve görüntünün kaydedilip sonradan gösterilebilmesini örnek olarak zikrediyor, ama gayb âlemine ait olanın dünya ölçüleriyle karıştırılmaması gerektiğini de ekliyor. Zilzâl sûresinde geçen "zerre ağırlığınca hayır işleyen de şer işleyen de karşılığını görür" mealindeki âyeti bu bahsin özeti olarak okuyor.
En Güzel Kıvamdan En Aşağı Dereceye
Vaazın bağlandığı yer şudur: İnsan en güzel kıvamda yaratılmıştır; nefsiyle mücadele ederse meleklerden üstün bir mertebeye çıkabilir, fakat hırsının ve şehvetinin peşine düşer, duaya el açmaz ve Rabbini anmazsa en aşağı dereceye düşebilir. Hocaefendi bu konuyu bir sonraki derste sürdüreceğini söyleyerek sözünü tamamlıyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.