Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Nefse Uymanın Tehlikesi ve Kurtuluşun Yolu | Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi

👁 598 izlenme 👍 36 📅 1 Kasım 2025 ⏱ 16:20
🎙️ Tahir Büyükkörükçü ✨ Tasavvuf ve Maneviyat
Kanalımıza Abone Olun ➥ https://www.youtube.com/@dinisohbetlertv/videos Tahir Büyükkörükçü Hoca bu sohbetinde insanın başıboş yaratılmadığını, Allah’ın onu “kutsi bir mana ve mübarek hizmet” için yarattığını söylüyor; insanın Allah’a kulluk edip emirlerine uyduğunda meleklerin gıpta ettiği bir seviyeye yükseldiğini, ama nefse, şeytana ve dünyaya kapıldığında hayvanlardan da aşağı bir dereceye düştüğünü hatırlatıyor. Bunun çaresini de çok net koyuyor: “Kurtuluşun tek nizamı Kur’an ve yine Kur’an, Resulullah ve yine onun sünneti.” “Biz Kur’an’dan öyle ayet indiriyoruz ki müminlere şifa ve rahmettir” ayetini okuyup Kur’an’ın önce kalpteki hastalıkları (şirk, küfür, kibir, gurur, enaniyet, kin, masiyet) tedavi ettiğini, yani insanı insanlıktan düşüren asıl hastalıkların kalp hastalıkları olduğunu anlatıyor. Hadiste geçen “Vücutta bir et parçası vardır, o düzeldi mi bütün beden düzelir, o bozuldu mu bütün beden bozulur; o kalptir” sözünü merkeze alıp hem maddi hem manevi bakımdan en tehlikeli hastalığın kalp hastalığı olduğunu söylüyor. Bugünkü insanlığın (sadece Müslümanların değil “5,5 milyar insanın”) türlü fitne, ahlaki çöküş, uyuşturucu, hırsızlık, fuhuş, zulüm gibi dertlere düşmesinin sebebinin Kur’an’dan ve Peygamber’den uzaklaşmak olduğunu, bu sebeple de “İslam’a dönüş, Kur’an’a dönüş, Hz. Muhammed’e dönüş”ten başka çare olmadığını vurguluyor. “Hem Allah’a asi olacaksın hem de huzur, şifa, nizam bekleyeceksin; bu masal” diyerek çelişkiyi reddediyor. Sonunda da dua ediyor: “Ya Rabbi bizi seçtiğin kullara ilhak eyle, bizi kalbi paslanan, kulağı duymaz, gözü görmez, Kur’an’dan nasipsiz olanlardan etme; bizi Kur’an’ın şifa yoluna, sırat-ı müstakime eriştir. #dinivideolar #dinisohbet #islam
📝 Nefse Uymanın Tehlikesi ve Kurtuluşun Yolu | Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde insanın önündeki iki yolu karşılaştırıyor: kulluğa yönelip yükselen insan ile nefsine, şeytana ve dünyaya kapılıp alçalan insan. Sorusu açık: Bahtiyarlar zümresine girmenin yolu nedir? Cevabı ise sohbet boyunca tekrarlanıyor: Kur'an'a ve Peygamber Efendimizin sünnetine dönmek.

İnsan başıboş yaratılmadı

Hocaefendi, insanın âlemde manasız ve başıboş bir varlık olmadığını söyleyerek başlıyor. Ona verilen vazifeler yerine getirildiğinde, emirler tutulup yasaklardan sakınıldığında insanın yükseleceğini, hatta meleklerin gıpta edeceği bir mertebeye ulaşabileceğini ifade ediyor.

Üç büyük tehlike

Bunun karşısına üç tehlikeyi koyuyor: nefse uymak, şeytana uymak ve dünyaya kapılmak. Bu yolu tutan insanın hali için Kur'an'da geçen tarifi hatırlatıyor: kulakları vardır ama hakikati işitmez, gözleri vardır ama ilahi kudretten ibret almaz, kalpleri vardır ama iman ve muhabbetten uzaktır. Hocaefendi bu tabloyu Mehmet Akif'in "paslı yürek" tabiriyle özetliyor ve dinleyicilerle birlikte bu hale düşmekten muhafaza için dua ediyor.

Kur'an gönüllere şifadır

Sohbetin merkezindeki ayet, Kur'an'ın müminler için şifa ve rahmet olarak indirildiğini bildiren ayet. Hocaefendi buradaki şifayı yalnız bedene değil, kalbe ait hastalıklara bağlıyor: kibir, gurur, ucub, enaniyet, kin gibi insanı insanlıktan uzaklaştıran haller. Ona göre bugün insanlığın giriftar olduğu dertlerin, hırsızlıktan uyuşturucuya kadar uzanan yaraların devası tektir; o da yine bu kaynağa dönmektir.

Dinlemek yetmez, tatbik etmek gerekir

Hocaefendinin sohbetteki en samimi sitemi burada. Meclislerde dinlendiğini, ama dağılınca unutulduğunu; tatbik edilmediği için toplum olarak tam bir şifaya erilemediğini söylüyor. Kurtuluşun mürşitler, âlimler, vaizler ve her türlü iletişim imkânıyla bu şifanın gönüllere ulaştırılmasından geçtiğini ifade ediyor. Hem isyan edip hem huzur beklemenin, hem yanlışta ısrar edip hem kötülüklerin azalmasını ummanın bir hayalden ibaret olduğunu vurguluyor.

Kalp: bedendeki tek et parçası

Son bölümde hocaefendi, Peygamber Efendimizin bildirdiği bir hadis-i şerifi naklediyor: bedende bir et parçası vardır; o düzelirse bütün beden düzelir, o bozulursa bütün beden bozulur; o parça kalptir. Hocaefendi buradan maddi ve manevi bir paralellik kuruyor. Kalp durduğunda hayatın son bulması gibi, manevi anlamda da hastalıkların en tehlikelisi kalbe ârız olanlardır. Bu vesileyle yakın zamanda vefat eden bir dostunu da rahmetle anıyor.

Sohbetin sonunda hocaefendi, bir elde Kur'an bir elde sünnet olmak üzere yürünen yolun kıyamete kadar açık olduğunu söyleyerek dinleyicileri bu istikamete davet ediyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.