Bu program, Üsküdar'da metfun bulunan Şeyh Mustafa Devâtî Hazretlerini tanıtmak üzere hazırlanmış bir "mekân" sohbetidir. Sunucu, mübarek zatın kabrinin bulunduğu camiden yola çıkarak hem onun hayatını hem de kendi eserinde aktardığı hatıraları dinleyicilere ulaştırıyor. Program boyunca üzerinde durulan temel fikir, gaflette kalmadan, ölmeden önce uyanmak ve ilahi rızayı kazanma yolunda gayret etmektir.
Üsküdar'daki mekân ve türbe
Anlatıma göre Şeyh Camii olarak bilinen ve Mustafa Devâtî Hazretlerinin türbesini barındıran bu yapı, uzun süre harap hâlde kalmış. Programda, Gönenli Mehmet Efendi Hazretlerinin talebelerinden bir hanımın gayretiyle mekânın restore ettirildiği ve aynı zatın Osmanlıca bir eserinin günümüz alfabesine aktarılarak yayımlandığı aktarılıyor. Sunucu, programın bu yazılı esere dayandığını özellikle vurguluyor: hayali anlatımlardan kaçındıklarını, elde belge olmadan konuşmadıklarını söylüyor.
Kaynağa dayanma ve edep ölçüsü
Programın dikkat çeken bir yanı, aktarılan manevi hâller karşısında takınılan tutumdur. Sunucu, "anladığımız bizim, anlamadığımız o zatın olsun" diyerek okuyucuyu peşin hükümden sakındırıyor. Böylece anlatılan olağanüstü hâller kesin hüküm olarak değil, o zatın kendi eserinde naklettiği hatıralar olarak dinleyiciye sunuluyor.
Kastamonu hatıraları
Programda, Mustafa Devâtî Hazretlerinin bir dönem Kastamonu'da bulunduğu ve eserinde oraya dair hatıralar naklettiği anlatılıyor. Bunlardan biri şöyledir: Uzun zamandır çıkmadığı halvethanesinden hamama gitmek üzere yola çıktığında yoldaki çocukların selamını almadığını, bunun üzerine kalbine "halvetini bırakıp hamama giden şeyhle elbette alay edilir" mealinde bir uyarı düştüğünü ve derhal geri döndüğünü anlatıyor. Sohbette bu hatıra, nefse karşı uyanık olmanın ve küçük görülen tercihlerin manevi karşılığının bulunduğunun örneği olarak veriliyor.
Cemaatle namaz üzerine anlatılanlar
Programda aktarılan bir başka hatırada, cemaatle kılınan namazda herkesin manen birbirine tutunduğu, imam vasıtasıyla bir bağ oluştuğu anlatılıyor. Sunucu bu anlatımı, cemaatle kılınan namazın tek başına kılınandan kat kat üstün olduğunu bildiren hadisle birleştirerek dinleyicileri cemaate teşvik ediyor.
Kur'an okumak ve yaşamak
Programın son bölümünde, Hz. Ali Efendimize nispet edilen bir kıssa naklediliyor. Anlatılana göre çok güzel Kur'an okuyan bir kuşun, okumasını bitirdikten sonra pisliğe yöneldiği görülür; bu durum arz edildiğinde, ahir zamanda güzel okuyan fakat okuduğuyla amel etmeyip haram lokmadan sakınmayan kimselerin bulunacağına işaret edildiği belirtilir. Sohbet, bu kıssadan hareketle etrafa ibret gözüyle bakma tavsiyesiyle tamamlanıyor.
Bu yazı, programın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.