Kendimiz Okumadan Hatim Sevabını Alamayız! | Abdurrahman Büyükkörükçü #ramazansohbetleri
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu ramazan sohbetinde, mübarek ayın bereketini ve Kur'an-ı Kerim ile kurulacak bağı anlatıyor. Sohbetin başlığındaki soru da burada cevabını buluyor: mukabele dinlemenin büyük sevabı vardır, fakat "hatim yaptım" diyebilmek için kişinin Kur'an'ı bizzat kendisinin okuması gerekmektedir.
Ramazan, Kur'an'ın İndiği Aydır
Hocaefendi, Ramazan-ı Şerif'in faziletini ortaya koymak için tek bir hususun bile yeterli olduğunu söylüyor: Kur'an-ı Kerim'in bu ayda indirilmeye başlanması. Rabbimizin zatını idrak etmenin insan aklının sınırlarını aştığını, buna karşılık kelamıyla kullarına çok yakın olduğunu anlatıyor. Kur'an'ın anlaşılabilir bir dille indirilmiş olmasını büyük bir lütuf sayarak şükre davet ediyor.
Bir Mekânın Şerefi Orada Bulunanla Ölçülür
Sohbette Arapların "bir yerin şerefi orada oturanla ölçülür" sözü nakledilerek, kıymetin yerden değil o yeri şereflendiren kişiden geldiği anlatılıyor. Hocaefendi bu münasebetle Efendimizin sadeliğini, kimi zaman toprağın üzerine oturmasını naklediyor ve zamanın bereketinin de onu dolduranla ilgili olduğunu ifade ediyor.
Bütün İnsanlığa Yapılan Çağrı
Hocaefendi, Efendimizin Ramazan'ı karşılarken irat ettiği hutbeye dikkat çekiyor. Rivayet edildiğine göre bu hitap yalnız müminlere değil, "ey insanlar" diye bütün insanlığa yöneliktir. Hocaefendi bunu, Ramazan'ın bereketinden ve feyzinden bütün insanlığın istifade ettiğine bir işaret olarak yorumluyor. Ardından cemaate, bu ayı boşa geçirmemeyi tavsiye ediyor.
Ramazan'ı Kur'an Ayı Yapmak
Sohbetin merkezindeki tavsiye şudur: Ramazan boyunca en az bir hatim yapmak. Hocaefendi, "yetiştiremem" diye endişe edenlere hemen başlamayı öneriyor ve ayın içinde ikinci, üçüncü hatimlere ulaşanların bulunduğunu, bunun ayrı bir bereket olduğunu söylüyor. Buradaki asıl inceliği ise şöyle açıklıyor: hatim sevabını tam olarak alabilmek için kişinin, en az kendi kulağının duyacağı bir sesle Kur'an'ı bizzat okuması gerekir. Mukabele dinlemenin de büyük ecri vardır; ancak dinlemek okumanın yerine geçmez.
Mukabele Dinlerken Nelere Dikkat Etmeli
Hocaefendi, "mukabele dinlerken biz de hafif sesle okusak olur mu" sorusuna, Kur'an okunduğu zaman dinlenmesini emreden ilahi hitabı hatırlatarak cevap veriyor. Hikmete uygun olanın, o esnada okuyanı dinlemek olduğunu; gözle mushaftan takip etmenin ise ayrı bir mesele olduğunu ifade ediyor. Okumasını bilmeyen kardeşlere okuyabildikleri kadar okumalarını, ayrıca mukabeleleri camide veya mahallede canlı olarak dinlemelerini öneriyor. Tilavet secdesi konusunda da, kişi kendisi okurken secde ayeti geldiğinde secdenin yerine getirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.