İSLAM'DA YASAKLANAN İŞLER VE AMELLER! İSLAMİ İBADETLERİN ÖNEMİ | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, Peygamber Efendimiz'in ümmetini sakındırdığı davranışları sırayla ele aldığı ders serisine devam ediyor. Sohbetin ekseninde şu düşünce var: iyilikleri bilerek çoğaltmak, sakıncalı olanı da bilerek terk etmek.
Haramla Tedavi Meselesi
Sohbetin ilk ve en geniş bölümü tedavi konusuna ayrılmış. Hocaefendi, Efendimiz'in temiz olmayan ve şer'an kullanılması uygun görülmeyen şeylerle tedaviyi hoş karşılamadığını, bu hususta ümmetini sakındırdığını ifade ediyor. Bu bahiste, Allah'ın haram kıldığı bir şeyde şifa yaratmadığını bildiren hadis-i şerifi hatırlatıyor. Anadolu'da zaman zaman duyulan, gayrimeşru maddelerle yapılan tedavi tavsiyelerine karşı dikkatli olunmasını istiyor; görünüşte fayda veren bir şeyin arkasından nice zarar gelebileceğini söylüyor.
Şurup, Pastil ve Merhemde Tercih
Hocaefendinin buradaki tavsiyesi son derece somut. Aynı işi gören iki ilaçtan biri alkolsüz ise onun tercih edilmesini; özellikle çocuklara verilen şuruplarda buna dikkat edilmesini istiyor. Boğaz pastillerinde ve hatta cilde sürülen merhemlerde de aynı hassasiyeti tavsiye ediyor; alternatifi varken alkollüsünü seçmenin gereksiz olduğunu söylüyor. Kolonya bahsinde ise daha önce anlattığı üzere Hanefî mezhebinde bir müsaade bulunduğunu belirtiyor; buna rağmen takvaya uygun olanın, abdest alırken sürülen yerlerin yıkanması olduğunu ifade ediyor.
Saça Yapılan İlaveler ve Kibirle Uzatılan Elbise
Sohbetin devamında, saçı olduğundan gür göstermek için yapılan ilavelerin Efendimiz tarafından hoş görülmediği anlatılıyor. Erkeklerin gurur ve kibir maksadıyla elbiselerini sürünecek kadar uzatmalarının nehyedildiği de aktarılıyor; hocaefendi bu hükmün hanımların tesettürüyle karıştırılmaması gerektiğini özellikle belirtiyor.
Ayakta Yemek ve İçmek
Sohbette Efendimiz'in ayakta su içmeyi ve ayakta yemek yemeyi nehyettiği hadis-i şerif hatırlatılıyor. Hocaefendi bu konuda hekimlerin görüşlerine de başvurulmasını tavsiye ediyor; ayakta yemenin mideye zarar verdiğini, ayrıca tokluk hissinin oluşmasını zorlaştırdığını, bunun da bugünün yaygın rahatsızlıklarından biri hâline gelen aşırı yemeye kapı açtığını söylüyor. Besmeleyle başlamayı, oturarak ve ihtiyaç kadar yemeyi, Efendimiz'in sofra âdâbını örnek almayı tavsiye ediyor.
Vefatında Geride Kalanlar
Sohbetin son bölümünde, Peygamber Efendimiz'in vefatından sonra geride kalan eşyanın azlığı anlatılıyor: bir yastık, bir leğen, bir sahan, bir ibrik. Hocaefendi bunu anlatırken "fakir yaşayın demiyorum" diye ekliyor; kastının israfa gitmemek olduğunu söylüyor. Sohbet, nimete şükreden ve darlıkta sabreden kullardan olma duasıyla tamamlanıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.