Din ve İlim- Bayram Ali Öztürk Hoca
Bayram Ali Öztürk Hoca bu dersinde din ile ilim arasında bir çatışma bulunup bulunmadığı sorusunu ele alıyor. Ders, bir metin okuması ve şerhi biçiminde ilerliyor: hocaefendi ilmî metodun ne olduğunu, nasıl doğduğunu ve nerede kullanılamayacağını açıklıyor.
İlmî Metot Nedir
Dersin ilk bölümü kavram tarifiyle başlıyor. Hocaefendi, ilmî konuları "arıtmak", yani onları saf ve net hâle getirmek gerektiğini söylüyor. İlmî metot ise bir davada ya da tasarlanan bir meselede araştırmayı gerçekten yerine getiren, inceden inceye araştırmaya karşılık veren yol olarak tarif ediliyor. Bir metodun ilmî sayılabilmesi için ilim ehlinin üzerinde ittifak ettiği esaslara dayanması gerektiği vurgulanıyor.
Deney ve Gözlem Metodunun Doğuşu
Hocaefendi, Batı'nın kalkınma ve yükselme çağından itibaren deney ile gözleme dayalı bir araştırma metodu ortaya koyduğunu anlatıyor. Sanayi devriminden sonra art arda gelen keşif ve icatların bu ilmî tecrübeyi desteklediğini, onun sırtını kuvvetlendirdiğini ve deneylerden azami ölçüde istifade edilmesine vesile olduğunu belirtiyor. Bu metodun tabiat ilimleri, yani fizik ilimleri için gerçekten elverişli bir dayanak olduğunu kabul ediyor.
Her İlmin Karakteri Farklıdır
Dersin can alıcı noktası burası. Hocaefendi, fizikî bir meselede aklın tek başına yeterli olmadığını, suyun kaç derecede kaynadığını ya da donduğunu bilmek için deneyip görmek gerektiğini örneklerle anlatıyor. Ancak asıl uyarısı şu: kimyanın karakteri başka, fiziğin başka, matematiğin ve geometrinin başkadır. Farklı ilimlerin temel karakterleri arasındaki ayrımı fark edemeyenlerin, bir alanın metodunu bütün alanlara zorla uygulamaya kalktığını söylüyor.
Manevi Alanı Deney Tezgâhına Sığdırmak
Hocaefendi, deney ve gözlem dışında hiçbir şeyi kabul etmeyen bakışın nasıl bir çıkmaza girdiğini anlatıyor. Bu anlayışın maneviyatla, ahlakla ve insanın iç dünyasıyla ilgili hiçbir hükmü tanımadığını; "uçağı uçurdum, treni yürüttüm, elektriği buldum" diyerek maddenin ötesindeki her şeyi konu dışı saydığını ifade ediyor. Aynı tavrın zamanla ilmin kendisini de araçsallaştırdığını, ilmin diploma, rütbe ve makam için okunan bir şeye dönüştüğünü söylüyor.
İlim İslam'ı Destekler
Ders, dinle ilmin çatışmadığı vurgusuyla toparlanıyor. Hocaefendi, İslam'ı anlatırken ilim ile İslamiyet arasında bir çelişki bulunmadığının, aksine ilmin İslam'ı desteklediğinin iyi kavratılması gerektiğini söylüyor. Bunu savunabilmek için de ilimlerden bir miktar anlamanın şart olduğunu, anlamadan savunmanın mümkün olmadığını hatırlatıyor. Ayrıca ilim ile din münasebetini tarih boyunca inceleyen eserlerin bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.