Allah-u Teala Gazze'deki Zulme Neden Müdahale Etmiyor?
Bu sohbette, kendisine sıkça sorulan zor bir soru ele alınıyor: Dünyanın çeşitli yerlerinde süren zulümleri Allah görmüyor mu, neden hemen müdahale etmiyor? Hocaefendi soruyu geçiştirmeden karşılıyor ve cevabı âyet-i kerimeler ile geçmiş kavimlerin akıbetinden örnekler vererek veriyor.
Allah Gafil Değildir
Sohbetin dayandığı ilk âyet-i kerime açık bir uyarı taşıyor: Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; O sadece gözlerin dehşetten yerinden fırlayacağı bir güne ertelemektedir. Hocaefendi buradan meşhur bir kaideye geçiyor: Allah imhal eder ama ihmal etmez. Yani mühlet verir, süre tanır; fakat unutmaz ve ihmal etmez.
Mühletin Hikmeti
Peki mühlet neden verilir? Hocaefendi Hac sûresinde geçen, halkı zalim olan nice beldeye mühlet verildiğini ve sonra yakalandığını bildiren âyeti hatırlatıyor. Ona göre bu bekleyişin bir hikmeti vardır: Belki dönerler, belki tövbe ederler, belki yaptıklarını telafi ederler. İnsan hemen ceza görmesini ister; bunu dünyevi hukuktaki tutuklama tedbirine benzeterek anlatıyor. Fakat bir fark vardır: Dünyada tedbir, sanık kaçmasın diyedir. Allah'tan ise kaçış yoktur; yer de gök de O'nundur ve dönüş yalnız O'nadır.
Allah Katında Zaman Aşımı Yoktur
Hocaefendinin üzerinde durduğu ikinci nokta bu. Beşerî hukukta bazı davalar belirli süre geçince düşer; Allah katında böyle bir şey yoktur. Bir kuruşluk hak bile helalleşilmediği sürece kalır ve büyük mahkemede sorulur. Sohbette, hakkın en ince ayrıntısına kadar görüleceği bir hesap gününden söz ediliyor; orada hâkimin aynı zamanda her şeye şahit olduğu hatırlatılıyor.
Helâk Olan Kavimlerin Hatırlattığı
Hocaefendi cevabını tarihten örneklerle pekiştiriyor. Âd kavminin haksız yere büyüklenip "bizden daha güçlü kim var" dediği, peygamberleri Hz. Hûd'un uyarılarını dinlemediği ve sonunda şiddetli bir rüzgârla helâk edildiği anlatılıyor; Kur'an'da onların hâlinin kurumuş hurma kütüklerine benzetildiği hatırlatılıyor. Ardından Semûd kavminin dağları yontarak yaptıkları meskenlerin de kendilerini korumadığı, bir sayha ile helâk oldukları naklediliyor. Hocaefendinin çıkardığı sonuç şu: Güç ve servet, sahibini Allah'ın kudreti karşısında korumaz.
Zalimin Sonu
Sohbetin son cümleleri bu tespitte toplanıyor. Hocaefendi, tarihe bakıldığında azgınlıkları son haddine varan kavimlerin akıbetinin hep aynı olduğunu; hiçbir zalimin gerçekte huzurlu bir son bulmadığını ifade ediyor. Ona göre mesele Allah'ın müdahale edip etmemesi değil, müdahalenin vaktinin O'nun ilminde olmasıdır.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.