(51) Devletsiz İslam Olmaz - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetine bir soruyla başlıyor: Dünyada bunca millet, bunca inanç varken hesapların ve planların niçin özellikle müslümanların üzerinde yoğunlaştığını hiç düşündünüz mü? Hocaefendi bu sorunun cevabını, İslam'ın hayatın hangi alanlarını kuşattığını anlatarak veriyor.
Neden İslam Gündemde
Sohbetin girişinde hocaefendi, son asırda dünyanın dört bir yanında yaşananların dikkatle incelendiğinde çoğunlukla İslam ve müslümanlar etrafında döndüğünü söylüyor. Başka inanç gruplarının benzer bir ilgiye muhatap olmadığını belirtiyor ve bu farkın sebebinin araştırılması gerektiğini vurguluyor.
Hayatı Kuşatan Bir Nizam
Hocaefendinin verdiği cevap şudur: İslam, sadece bir ibadet listesi değil, dünyayı da ahireti de içine alan bir nizamdır. Din ile dünyayı, birbirinden bağımsız iki alan gibi düşünen bir anlayışın İslam'ın bütünlüğüne uymadığını ifade ediyor. Meselenin kaynağını buraya bağlıyor: İslam hayatın tamamına dair söz söylediği için gündemde kalmaktadır.
Dolan Testi Benzetmesi
Sohbetin en akılda kalıcı temsili burada. Hocaefendi camide geçirilen vakti, çeşmenin altında yavaş yavaş dolan bir testiye benzetiyor. İnsan camide sevapla dolar; ama dışarı çıktığında zemin kaygansa, testiyi taşıyan kişinin ayağı kayıp testi kırılırsa içindeki suyun tamamı sokağa dökülür. Hocaefendinin buradan çıkardığı sonuç, müslümanın hayatının camideki bir saatten ibaret olmadığıdır. Sokak, çarşı, iş yeri, basın ve yayın da hayatın parçasıdır ve orada karşılaşılanlar camide kazanılanı boşa çıkarabilir. Bu sebeple meselenin yalnızca ferdî ibadetle çözülemeyeceğini savunuyor.
Petrol Örneği ve Üretim Meselesi
Hocaefendi, müslümanların kendi imkânlarına sahip çıkamamasını somut bir örnekle anlatıyor. Yeryüzündeki petrolün çok büyük bir kısmının müslümanların yaşadığı topraklarda bulunduğunu; ancak bu kaynağı çıkaranın, rafine edenin, işletenin ve satanın çoğunlukla başkaları olduğunu söylüyor. Petrolün sanayinin kanı gibi olduğunu, o olmazsa üretimin duracağını, taşımacılığın biteceğini anlatarak müslümanların üretimde kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini vurguluyor.
Mehmet Âkif'in Cevabı
Sohbetin sonunda hocaefendi bir hatıra naklediyor. Kendisine "ne yapsak da Avrupalıları müslüman yapabiliriz" diye soranlara Mehmet Âkif'in verdiği cevap, sitemli ve acı bir cevaptır: Önce bugünkü müslümanların gerçek anlamda müslüman olmadığını anlatmakla başlamak gerekir. Hocaefendi bu sözü kendi üzerimize alınmamız gereken bir uyarı olarak aktarıyor ve "biz İslam'ın çok uzağındayız" diyerek ilim, sanayi ve teknolojide geride kalmayı hazmedemediğini söylüyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.