(29) Ashab-ı Kehf'i Ziyaret - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu konuşmasını, Ashab-ı Kehf'in bulunduğu kabul edilen mekânda toplanan büyük bir cemaate yapıyor. Sohbet hem bir ziyaret adabı dersi hem de Kur'an'ın hayatımızdaki yeri üzerine uzun bir muhasebe niteliğinde.
Ziyaretin Adabı
Hocaefendi söze, toplantının nasıl bir hava içinde geçmesi gerektiğini anlatarak başlıyor. Cemaatten bağırtı, slogan ve miting diliyle karşılık vermek yerine tekbir ve tesbihle mukabele etmelerini istiyor. Alkışın bu tür bir toplantıda yeri olmadığını kendi kanaati olarak ifade ediyor. Kalabalığın kimseye zahmet verilmeden dağılmasını özellikle rica ediyor ve ziyaretçilerden şifa, huzur ve memleket için dua etmelerini istiyor.
Ashab-ı Kehf ve Yeryüzünün Şahitleri
Hocaefendi, Ashab-ı Kehf'in Kur'an-ı Kerim'de kendilerinden bahsedilen mübarek kimseler olduğunu, sekizincisinin Kıtmir adlı köpekleri olduğunu aktarıyor. Ardından bir hadise atıfla, meleklerin gökyüzünde Allah'ı tesbih eden şahitler olduğu gibi müminlerin de yeryüzünde Allah'ın şahitleri olduğunu hatırlatıyor.
Kur'an: Hayatın Tarifnamesi
Sohbetin en akılda kalıcı bölümü bir benzetme. Hocaefendi önce insanın yaratılışına dikkat çekiyor: Allah insanı yarattı ve hemen ardından ona en çok muhtaç olduğu şeyi, bir peygamberi ve kitabı gönderdi. Sonra şu misali veriyor: Bir çamaşır makinesi ya da buzdolabı satın aldığımızda yanında küçük bir kullanım kitapçığı verilir. O kitapçığa göre değil de kendi kafamıza göre kullanırsak makine bozulur, verim vermez. O tarifnameyi de makineyi kim icat etmişse o yazar; çünkü onun nasıl çalıştığını en iyi bilen odur. Hocaefendi buradan asıl sonuca varıyor: insanı yaratan Allah, insanın nasıl yaşayacağını da en iyi bilendir ve Kur'an-ı Kerim bu sebeple hayatın tarifnamesidir.
Kur'an'la Aramıza Konan Mesafe
Hocaefendi, Kur'an'a karşı geliştirilen eski yöntemi Kur'an'ın kendi haberiyle aktarıyor: onu dinlemeyin, okunduğunda gürültü çıkarın diyerek insanların kulağıyla vahyin arasını açmaya çalışmışlardır. Bunun bugünkü karşılığını da nesillerin Kur'an'dan uzaklaştırılması, onun anlaşılmasının ve anlatılmasının zorlaştırılması olarak görüyor. Buna rağmen Kur'an'ı okuyup anlamaya çalışan bir neslin yetiştiğini söyleyerek ümidini dile getiriyor.
Kehf Suresini Okumak
Konuşma somut bir tavsiyeyle bitiyor. Hocaefendi cemaatten, evlerine döndüklerinde ilk iş olarak Kehf suresini baştan sona okumalarını, ardından bir yolunu bulup ilk on ayetini ezberlemelerini istiyor. Bu ayetleri akşam yatarken ve sabah kalkarken okumayı tavsiye ediyor; bunlarda derin manalar ve ibretler bulunduğunu, tefsirlerde ortaya konan hakikatlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
Bu yazı, konuşmanın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.