Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(219) Patrikhanenin Gizli Emelleri - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 288 izlenme 👍 9 📅 24 Mart 2013 ⏱ 58:01
🎙️ Timurtaş Uçar 💬 Nasihat ve Öğütler
Sesli (mp3) Sohbet-219 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (219) Patrikhanenin Gizli Emelleri - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, "Beni anın ki ben de sizi anayım; bana şükredin, nankörlük etmeyin" mealindeki ayeti merkeze alarak şükür ve nesle sahip çıkma meselesini işliyor. Sohbetin ana fikri, verilen nimetin sahibini unutmanın en büyük kayıp olduğudur.

Verilenin Sahibini Hatırlamak

Hocaefendi, insanın sahip olduğu hiçbir şeyi kendi kendine elde etmediğini hatırlatıyor. Güzelliği, sıhhati, aklı ve kabiliyeti kimin verdiği sorulduğunda kimsenin "kendim edindim" diyemeyeceğini söylüyor. Buradan çıkardığı hüküm nettir: Verilen nimeti, onu verenin razı olmayacağı bir yolda kullanmak, şükrün tam tersi bir tavırdır. Ayette geçen "bana nankörlük etmeyin" uyarısını da bu çerçevede açıklıyor.

Nimeti Yerinde Kullanmak

Hocaefendi, insanın Allah'ın verdiğiyle Allah'a karşı gelmesini sohbetin en ağır tespiti olarak dile getiriyor. Kendisine verilen imkânı gösterişe ve nefsin arzularına harcayan kimsenin, aslında şükretmesi gereken yerde borcunu ters çevirdiğini ifade ediyor. Ona göre şükür, dille söylenen bir cümleden ibaret değil, nimetin nerede kullanıldığıyla ölçülen bir hâldir.

Eğitime Yedi Yaşında Başlamak

Sohbetin en pratik tavsiyesi çocuk eğitimi üzerinedir. Hocaefendi, Peygamber Efendimizin beyanına dayanarak çocuğun yedi yaşına girer girmez eğitimine başlanması gerektiğini söylüyor. Bu yaşlarda çocuğun aklına, gönlüne ve vicdanına nüfuz edilmezse, sonradan telafisinin çok zor olacağını belirtiyor.

Evlada Sahip Çıkmak

Hocaefendi'nin en ısrarlı uyarısı budur. İbadetlerini yerine getiren, hacca ve umreye giden bir kimsenin, kendi evladının nerede olduğunu, kimlerle gezdiğini takip etmemesini büyük bir çelişki olarak görüyor. Alkol ve uyuşturucunun gençler arasında yayılmasından duyduğu endişeyi dile getiriyor ve çocuklarını her akşam etrafında toplamayan ailelerin, ileride bunun hesabını vermek durumunda kalacaklarını söylüyor.

Başkaları Kendi Nesli İçin Çalışırken

Hocaefendi, dünyanın her yerinde toplumların kendi çocuklarını bir gaye etrafında yetiştirmek için planlı çalıştığını, buna karşılık Müslümanların bu konuda gevşek davrandığını ifade ediyor. Mehmet Âkif'e ait, sahipsiz kalan bir vatanın batmasının kaçınılmaz olduğunu söyleyen mısrayı hatırlatarak, asıl sahip çıkılması gerekenin dava ve nesil olduğunu söylüyor.

Yayılan Zarar, Yavaşlayan Hizmet

Sohbetin sonunda hocaefendi çarpıcı bir kıyas yapıyor: Zararlı şeyleri yaymak için çalışanların, hayrı ve Kur'an'ı yaymak için çalışanlardan daha gayretli olduğunu söylüyor. Bu tabloyu değiştirmenin, ancak müminlerin kendi vazifelerini ciddiye almasıyla mümkün olacağını belirtiyor ve konuya gelecek hafta devam edeceğini söyleyerek sohbeti bitiriyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.