Varlığımızın gayesi hep onu anlatacağız ! ( Kutlu Doğum Haftası ) | Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu Kutlu Doğum Haftası sohbetinde, "varlığımızın gayesi nedir" sorusuna tek cümlelik bir cevap veriyor: hep O'ndan bahsedeceğiz, O'nu anlatacağız. Sohbet boyunca Peygamber Efendimiz'in dünyayı teşrifinin nasıl asırlar öncesinden müjdelenmiş bir hadise olduğu anlatılıyor ve bu sevginin sözde kalmayıp amele dönüşmesi gerektiği vurgulanıyor.
Asırlar Öncesinden Gelen Müjdeler
Hocaefendi, Efendimiz'in kendisini tanıtırken kullandığı ifadelere yer veriyor. Rivayet edildiğine göre Efendimiz "Ben atam İbrahim'in duasıyım" buyurmuştur; Kur'an'da İbrahim aleyhisselamın, kendi soyundan onlara âyetleri okuyacak, kitabı öğretecek ve onları tertemiz kılacak bir peygamber gönderilmesi için dua ettiği bildirilir. Yine Efendimiz'in "kardeşim İsa'nın müjdesiyim" dediği, İsa aleyhisselamın kendisinden sonra gelecek bir peygamberi müjdelediği hatırlatılıyor. Sohbette ayrıca, Efendimiz'in annesinin doğumdan önce gökyüzünden çıkan bir nurun cihanı kuşattığını gördüğü rivayeti aktarılıyor.
"Hakkıyla Anlatamayız"
Hocaefendi, Efendimiz'i anlatmanın insan takatini aşan bir iş olduğunu söylerken büyüklerin sözlerine başvuruyor: Mevlânâ'nın kâinat büyüklüğünde bir ağız istemesini, Ali Ulvi Kurucu'nun "meddahın Allah'tır" mealindeki mısraını hatırlatıyor. Kur'an'da Efendimiz'e "sen yüce bir ahlak üzeresin" buyurulduğu naklediliyor.
Sevginin Ölçüsü: İttiba
Sohbetin en çok üzerinde durulan noktası burası. Hocaefendi, Kur'an'daki "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana tâbi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın" mealindeki âyeti hatırlatarak, muhabbetin ölçüsünün sünnete uymak olduğunu söylüyor. Efendimiz'in getirdiğine bağlanmanın bir esaret değil, bütün bağlardan kurtulup Allah'a kul olmak, yani hakiki hürriyet olduğunu ifade ediyor.
Fitne Zamanında Sarılınacak İp
Sohbetin sonunda, rivayet edilen bir hadise yer veriliyor: sahabe için emrolundukları şeylerin onda birini terk etmek helâk sebebi iken, ileride öyle bir zaman gelecektir ki fitnenin çokluğu sebebiyle emrolundukları şeylerin onda birini yapabilenler kurtuluşa erecektir. Hocaefendi bunu bir müjde olarak sunuyor, fakat gevşemek için bir bahane sayılmaması gerektiğini de ekliyor. "Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin" mealindeki ilahi emri hatırlatarak, Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak ölebilmek için elden gelen gayretin sarf edilmesi gerektiğini söylüyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.