Tahir Büyükkörükçü Hoca (Vaaz-4) - DİNİ SOHBETLER
Bu vaazın konusu tek kelimeyle "insan". Konuşmacı, dersine bütün cemaat için insan-ı kâmil olma niyazıyla başlıyor ve insanı asıl insan yapan şeyin bedeni değil ruhu olduğunu anlatıyor. Vaaz boyunca bu ana fikir, hadis rivayetleri, şiirler ve gündelik hayattan hatıralarla işleniyor.
Yeryüzünde "Allah" diyen bir kul bulundukça
Vaazın açılışında hatırlatılan rivayet umut verici: yeryüzünde ihlasla Allah diyen bir kul bulunduğu sürece kıyametin kopmayacağı bildirilmiştir. Konuşmacı bu müjdeye dayanarak ümitli konuşuyor; bu millet içinde gece kalkıp gözyaşıyla dua edenlerin bulunduğuna dair hüsnüzannını dile getiriyor. Konuyu bir korku vaazına çevirmiyor; aksine, insanın kendi hâline çekidüzen vermesi için bir zemin kuruyor.
Küçük iyiliği hakir görmemek
Konuşmacının en çok üzerinde durduğu hadis şu: iyiliklerin hiçbirini küçük görmemek, bir mümin kardeşin yüzüne tebessümle bakmak dahi olsa. Bu ölçüyü gündelik hayata indiriyor: evden çıkıp yolda karşılaştığı herkese güler yüz gösteren bir insanın, karşısındakinin kederini unutturabileceğini söylüyor. Ona göre imanla dolu bir insan, kardeşinin yüzüne hiddetle bakamaz.
Bedene hizmet, ruha ihmal
Vaazın ortasında konuşmacı, talebeliğinde ezberlediğini söylediği bir kıtayı hatırlıyor. Şiirin sorduğu soru şu: sadece bedenine, etine kemiğine hizmet eden kişi, zararı en baştan belli olan bir alışverişten kazanç mı bekliyor? Konuşmacı buradan ruha dönme çağrısı yapıyor ve insanın kıymetinin, kendisine verilen bu manevi tarafta olduğunu anlatıyor.
Programlı yaşamak ve aile içindeki incelik
Vaazın en samimi bölümü bir hatıra. Konuşmacı, insanın hayvandan farklı olarak kendine göre bir planla, bir düzenle yaşadığını söylüyor ve buna örnek olarak kendi çocukluğundan bir sahneyi anlatıyor: ninesi, dedesinin eve geleceği saati bildiği için yemeği hazırlar, üstünü değiştirir ve kapıya yakın bir yerde beklerdi; dedesi kapıda göründüğünde gösterilen bu ilgi, uzun bir günün yorgunluğunu daha o eşikte alırdı. Konuşmacı bunu geçmişe özlem olarak değil, aile içinde birbirini karşılamanın ne kadar kıymetli olduğunu göstermek için anlatıyor.
Osman Gazi'nin Kur'an'a hürmeti
Vaazın kapanışında anlatılan kıssa çok bilinen bir menkıbedir. Anlatıldığına göre Osman Gazi misafir olduğu evde, odada Kur'an-ı Kerim bulunduğu için serilen yatakta uzanmamış, sabaha kadar seccadesinin üzerinde beklemiştir. Sabah ev sahibi telaşlanıp bir kusur mu ettiğini sorduğunda, Kur'an'ın bulunduğu bir odada ayak uzatıp yatamayacağını söylemiştir. Konuşmacı, bu hürmetin bereketine dair klasik bir tefsirde yapılan yorumu da naklediyor. Ders, Kur'an ve sünnet yolunda edeple insan olabilme duasıyla ve kelime-i şehadetle tamamlanıyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.