Ahir zaman kıyamet Alametleri... SON EVREDE MİYİZ? - Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, insanlığın başlangıcından ahir zamana uzanan bir çizgi çizerek "son evrede miyiz?" sorusunun etrafında dolaşıyor. Sohbetin cevabı kesin bir tarih vermek değil; zamanın akışına dikkat çekerek ayağını denk almayı hatırlatmak. Anlatım, Hz. Âdem'in tövbesinden başlayıp Peygamber Efendimizin risaletinin taşıdığı manaya kadar uzanıyor.
Hz. Âdem'in tövbesi ve tevessül
Hocaefendi, klasik hadis kaynaklarına dayandırarak anlatılan bir rivayeti naklediyor. Buna göre Hz. Âdem cennetten çıkarıldıktan sonra uzun yıllar gözyaşı döküp tövbe etmiş; Kur'an'da bildirilen "Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik" niyazıyla iltica etmiştir. Rivayete göre Hz. Âdem, bağışlanma dilerken Peygamber Efendimizin adını da anmış; bunu nereden bildiği sorulduğunda, yaratıldığı anda başını kaldırıp arşın üzerinde kelime-i tevhidin yazılı olduğunu gördüğünü söylemiştir. Hocaefendi bu anlatımı kendi hükmü olarak değil, "rivayet edildiğine göre" kaydıyla aktarıyor.
Son peygamber, son kitap
Sohbetin en çok vurgulanan noktası şu: Hz. Muhammed ahir zaman peygamberidir, Kur'an-ı Kerim son ilahi kitaptır ve bundan sonra yeni bir çağ, yeni bir nizam beklenmez. Hocaefendi buna "keşif değil, keramet değil, iddia değil; değişmeyen hakikat" diyor. Ona göre insanlığın bugün içinde bulunduğu devir, baştan sona Peygamber Efendimizin devridir; huzur da bu çizginin dışında aranmamalıdır.
Zamanın kalanı ne kadar?
Sohbette, sahabeden nakledilen uzun bir hadis meclisinden söz ediliyor. Anlatıldığına göre Peygamber Efendimiz bir gün sabahtan akşama kadar, dünyanın yaratılışından kıyamete kadarki mühim hadiseleri sırayla zikretmiş; güneş hurmalıkların arkasına eğildiğinde ashabına dünyanın ömründen kalanın, o günden geriye kalan vakit kadar olduğunu ifade buyurmuştur. Hocaefendi bazı âlimlerin bu konudaki işaretlerine de değiniyor; ancak bunları aktarırken "eğer rivayet sahihse" kaydını düşerek kesin bir tarih iddiasında bulunmuyor. Çıkarılan sonuç bir korku değil, bir uyanıklık çağrısı: ayağımızı denk almaya mecburuz.
Ahdi hatırlamak ve nesli yetiştirmek
Sohbetin son bölümünde bezm-i elestte verilen ahitten ve peygamberlerden alındığı bildirilen misaktan söz ediliyor. Hocaefendi buradan pratik bir tavsiyeye geçiyor: nesli imanla, aşkla, ilimle ve şuurla yetiştirmek. Ona göre kelime-i şehadetin nesilden nesile ulaşması, bu asrın en önemli meselesidir.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.