Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi - Kapu Camii Vaazları - 13.Bölüm
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi'nin Kapu Camii vaazlarından bu bölümde konu, Peygamber Efendimize duyulan sevgi ve aklın vahiyle olan münasebetidir. Vaaz, kurtuluşun tek yolunun İslam, tek önderin Peygamber Efendimiz olduğu tespitiyle açılıyor ve müminin gönül dünyasını sevgi üzerine kurması gerektiği fikriyle tamamlanıyor.
Övgüye sığmayan bir yücelik
Hocaefendi, Peygamber Efendimizi övmek için söylenecek her sözün eksik kalacağını söyleyerek başlıyor. Bu bahiste, O'nun asıl medhedicisinin Allah olduğunu ifade eden şiir diliyle söylenmiş sözleri hatırlatıyor. Bütün insanlığın dilleri birleşse ve kıyamete kadar övse, yine de hakkının ödenemeyeceğini anlatıyor.
Peygamberlerin sıfatları ve Habîbullah
Vaazda peygamberlerin her birine verilen sıfatlar hatırlatılıyor; Hz. Âdem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa için kullanılan tabirler sıralandıktan sonra, son peygamber için kullanılan "Habîbullah" sıfatına dikkat çekiliyor. Hocaefendi buradan asıl tezine geçiyor: Peygamber Efendimizin yolu bir sevgi yoludur; nefret, tefrika ve birbirinden uzaklaşma yolu değildir.
Aklın gözü, vahyin ışığı
Vaazın en güçlü benzetmesi burada. Hocaefendi, "akıl dinin aslıdır" ölçüsünü hatırlattıktan sonra aklı göze benzetiyor: Göz ne kadar sağlam olursa olsun zifiri karanlıkta göremez, ışığa muhtaçtır. Aynı şekilde akıl da hakla batılı ayırt edebilmek için vahyin ışığına muhtaçtır. Bu ışıktan mahrum kalan aklın, insanı nasıl korkunç neticelere götürebileceğini anlatıyor ve masum insanlara silah doğrultan bir tavrın insanlıkla bağdaşmadığını, insanın eşref-i mahlûkat olarak yaratıldığını hatırlatıyor.
Müminin kalbi
Sohbette nakledilen bir rivayete göre Hz. Ömer, Kâbe'ye bakarak onun büyüklüğünü ve şerefini ifade etmiş; buna rağmen bir müminin kalbini kırmanın Kâbe'yi yıkmaktan daha ağır olduğunu söylemiştir. Hocaefendi bu rivayeti, kul hakkının ve gönül kırmamanın ne kadar ciddi bir mesele olduğunu göstermek için aktarıyor ve bir müminin kılına dokunmaktan bile sakınmak gerektiğini söylüyor.
Sevgilerin silsilesi
Vaazın son bölümü sevgi bahsine ayrılmış. Hocaefendi sevgilerin başının Allah sevgisi olduğunu, ardından Kur'an, İslam ve Peygamber sevgisinin geldiğini; bunlardan ayrılmayan vatan, millet, evlat ve cemaat sevgisiyle silsilenin devam ettiğini anlatıyor. Memleketin birbirini seven insanların diyarı olmasını en büyük arzusu olarak dile getiriyor ve bir büyüğün duasını tekrarlayarak vaazı tamamlıyor.
Not: Bu kaydın kategorisi ile muhtevası tam örtüşmemektedir; yukarıdaki özet vaazın gerçek içeriğine göre hazırlanmıştır.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.