Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(55) Dini Bilmeyenler - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 12.916 izlenme 👍 221 📅 11 Mart 2013 ⏱ 58:42
🎙️ Timurtaş Uçar 🌙 Peygamber Kıssaları
Sesli (mp3) Sohbet-55 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (55) Dini Bilmeyenler - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde üç ayların ve Regaib Kandili'nin manasını anlatıyor. Sohbetin ekseninde tek bir soru var: Bir Müslümanın rağbeti, gayreti ve davası nereye yönelmiştir? Hocaefendi kandilin adından yola çıkarak, rağbetin doğru yere yönelmediği bir hayatta kandilin de bir anlam taşımayacağını anlatıyor.

Üç aylar: bir af kapısı

Hocaefendi, Allah'ın kullarının günah işleyebileceğini bildiği için onlara arınma vesileleri lütfettiğini söyleyerek başlıyor. Bu vesilelerin en mühimlerinden birinin üç aylar olduğunu belirtiyor ve Peygamber Efendimizin Recep ile Şaban'ın hakkımızda mübarek kılınması, Ramazan'a sağ salim ulaştırılmamız için yaptığı duayı hatırlatıyor.

Sarayın kapısındaki kandil

Sohbetin en akılda kalıcı benzetmesi burada geliyor. Hocaefendi üç ayları büyük bir sultan sarayına, Regaib Kandili'ni de o sarayın muazzam kapısının üstünde yanan lambaya benzetiyor. Bu lamba, tıpkı bir trafik lambası gibi yeşil yanmakta ve "girin içeriye, selamla girin, affa girin" demektedir. Yani kandil, af ve mağfiret kapısının açıldığını bildiren bir işarettir.

Dünya bir beşiktir

Hocaefendi Kur'an-ı Kerim'in dünyayı bir beşiğe benzeterek anlattığını hatırlatıyor. Beşik, bebeğin belirli bir müddet içinde eğleştiği, fakat büyüdükten sonra üzerinden indiği geçici bir vasıtadır. Dünya hayatının insan için taşıdığı anlam da bundan farklı değildir; burası kalınacak değil, geçilecek bir yerdir.

Rağbetimiz nereye?

Sohbetin orta bölümünde hocaefendi sert bir özeleştiri yapıyor. Dünyaya dair her ayrıntıyı bilip İslam'a dair bir kelime bilmeyen bir hâlin, kandille bir alakasının kalmayacağını söylüyor. Ona göre Regaib Kandili, Allah'a ve Peygamberine rağbet edenlerin kandilidir; rağbeti başka yerde olanın bu kandille bağı kurulmaz. Bu sebeple müminin şuurlu, uyanık ve olayları doğru değerlendiren bir insan olması gerektiğini vurguluyor.

Peygamberlerin vasfı

Hocaefendi Enbiya suresinde peygamberlerin nasıl tanıtıldığını aktarıyor: onlar hayırlı işlere koşarlar, korku ile ümit arasında yalnız Allah'a dua eder, yalnız O'ndan korkarlar. Onlara tabi olan müminlerin de aynı yolu takip etmek durumunda olduğunu söylüyor.

Bir seyahat hatırası

Son bölümde hocaefendi, cemaatle birlikte çıktıkları bir ziyaret yolculuğunu anlatıyor. Kalabalıkta bir ağacın ve bir çardağın devrildiğini, buna rağmen kimsenin zarar görmediğini hatırlıyor ve bunu Allah'ın koruması olarak nitelendiriyor. Sohbet, her türlü fitneden muhafaza için yapılan dualarla sona eriyor.

Not: Videonun başlığı ile konuşmanın muhtevası tam olarak örtüşmemektedir; bu yazı, kaydın gerçek içeriği olan üç aylar ve Regaib Kandili sohbetine dayanmaktadır.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.