Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi - Kapu Camii Vaazları - 11.Bölüm
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi, Konya Kapu Camii vaazlarının bu bölümünde geniş bir yay çiziyor: geçmiş kavimlerin başına gelenlerden başlayıp zikrin kalpteki yerine, oradan da ölüme hazırlıklı olmanın ne demek olduğuna varıyor.
İman eden toplumlar ve verilen imtihan
Hocaefendi, Hz. Âdem'den bu yana tevhide gönül veren fertlerin ve toplumların huzur bulduğunu söyleyerek başlıyor. Zaman zaman galibiyetin karşı tarafa verilmesini ise müminler için bir imtihan olarak yorumluyor ve bunu, günlerin insanlar arasında döndürüldüğünü bildiren ayete dayandırıyor. Son yüzyıllarda İslam dünyasındaki gerilemeyi de bu çerçevede değerlendiriyor; sebebini dış şartlardan çok gaflet ve tembellikte arıyor.
Kıssalar ibret için anlatılır
Vaazın bu bölümünde Hz. Nûh aleyhisselamın kavmine uzun yıllar boyunca yaptığı davet ve sonrasında gelen tufan anlatılıyor. Ardından Hz. Sâlih aleyhisselamın kavmi hatırlatılıyor. Hocaefendi bu kıssaların Kur'an'da tekrar tekrar yer almasının sebebini şöyle açıklıyor: geçmişin hadiseleri, sonrakiler için bir ibret levhası olsun diye anlatılmıştır. Aynı dünya, aynı Rab; itaat edilirse muhafaza, aksi hâlde uyarı vardır diyor.
Kalbin ilacı zikirdir
Hocaefendi, kalbin katılaşmasına karşı bir "ilaç" tarif ediyor: Allah'ı zikretmek. Zikrin dilden kalbe indiği hâllerden bahsederken, gençlik yıllarından bir hatırasını aktarıyor. Anlatılana göre hocası, bir zatın kalbinin zikrini işittiğini kendisine söylemiş; Hocaefendi bunu bir hatıra olarak nakledip böyle bir meclise geç kaldığı için duyduğu üzüntüyü paylaşıyor. Aynı bölümde, zikreden kişiyi vesveseyle caydırmaya çalışan şeytanın hilesine dair anlatılan meşhur bir hikâyeye de yer veriyor.
Ölüme hazır olmak
Vaazın son bölümü, insanın sonunu hatırlamasına ayrılmış. Hocaefendi, dünyada nice zafer kazanmış birinin sonunda toprağa döndüğünü hatırlatarak soruyor: geriye ne kalıyor? Cevabı, müminin ölümle bitmediği, ebedî hayata geçtiği yönünde. Buradan üçüncü bir alamete geliyor: ölüm gelmeden önce o saate hazırlıklı olmak. Ona göre en bahtiyar insan, Azrail aleyhisselamı gülerek karşılayabilecek hâlde olandır. Ders, kelime-i şehadetle ve akıbetin hayrolması duasıyla tamamlanıyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.