Vaktiyle bir hükümdarın oğlu, atıyla seyir halindeyken attan düşmüş. Bu düşme sonucu boyun kemikleri birbirine girmiştir. Boynu, fil boynu gibi gövdesine batmıştı. Bir yere bakmak için tüm vücuduyla dönüyordu.
Hükümdarın yurdunda bulunan tüm doktorlar, çareleri tüketmişti. Komşu ülkelerden birisinde yaşayan bir doktor, hükümdarın oğlunun boynunu düzeltmişti. Kemiklerini ve damarlarını düzelterek, başını eski haline getirmişti. O doktor olmasaydı, hükümdarın oğlu ömür boyu sakat kalacaktı veya ölecekti.
Bir süre sonra hükümdarın oğlu komple iyileşmişti. Hükümdarın oğlu iyi olduktan sonra doktor, onları gitme kararı aldı. Hükümdar ve oğlunu ziyarete giden doktor, beklediği ilgiyi görmemiştir. Şehzade ve hükümdar başını doktorun ters tarafına çevirip, onu hiç umursamıyorlardı. Doktor üzülerek başını yere eğdi. Kalkıp giderken şöyle mırıldanmaya başladı; “Ben onun boynunu iyileştirdim. Ben bunu yapmasam o, bugün bana başını çeviremezdi.”
Doktor görmüş olduğu bu ilgisizlik ve hakaret karşılığı olarak, hükümdar ve oğluna ders vermek için, onlara tohum gönderdi. Tohumla beraber şu haberi yolladı; “Şehzade bunu buhurdanda yaksın, şifalı ve çok güzel bir kokudur.”
Şehzade, tohumları yaktıktan sonra hapşırmaya başladı. Hapşıran şehzadenin başı eskisi gibi olmaya başladı. Hükümdarın emri ile doktor çok arandı ama doktor bulunamadı. Hükümdar, doktordan özür dileyecekti. Ancak doktordan haber alınamadı. Hükümdar teşekkür ve özür için geç kalmıştı. Ne yazık ki iş işten çoktan geçmişti.
Kanalımıza Abone Olun ➥ https://bit.ly/3pkNdtd
Abdülmetin Balkanlıoğlu Hoca Sohbetleri ➥ https://bit.ly/34JUJEs
Resul Bölükbaş Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3idfrEJ
İhsan Şenocak Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3cgYB4e
Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/2RZK4mC
Timurtaş Uçar Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3fLPRFq
Medineli Hacı Osman Efendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3fLSRBr
Bayram Ali Öztürk Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3z19K2y
Timurtaş Uçar Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3uNDblF
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3ySuwlb
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/2S5LY54
Bu kısa videoda, şükürsüzlüğün insanı nereye götürdüğünü anlatan ibretlik bir hikâye naklediliyor. Anlatılan kıssanın hedefi tek bir cümlede toplanıyor: İyilik gördüğün kimsenin kalbini kırma, gördüğün nimete şükret.
Şifa Bulan Şehzade
Anlatılan hikâyeye göre bir hükümdarın oğlu at üstündeyken düşer ve boynundan ağır bir sakatlık geçirir. Öyle ki yanına bakmak istediğinde bütün gövdesiyle dönmek zorunda kalır. Ülkedeki hekimler çareyi tüketir. Sonunda komşu bir ülkeden gelen bir doktor müdahale eder ve şehzadenin boynunu eski hâline döndürür. O doktor olmasaydı genç şehzade ya ömür boyu sakat kalacak ya da hayatını kaybedecekti.
Görülmeyen Emek
Şehzade tamamen iyileştikten bir süre sonra doktor, hükümdarı ve oğlunu ziyarete gider. Fakat beklediği ilgiyi göremez. Anlatılana göre hükümdar da şehzade de yüzlerini başka tarafa çevirir, onu görmezden gelirler. Doktor üzülerek başını önüne eğer ve giderken kendi kendine mırıldanır: Ben onun boynunu iyileştirmeseydim, bugün başını çevirip benden yüzünü bile döndüremezdi.
Nimetin Kıymeti Ancak Kaybedilince Anlaşılır
Hikâyenin devamında doktor, bu ilgisizliğe karşılık saraya güzel kokulu bir tohum gönderir ve yakılmasını söyler. Anlatılana göre o koku yayıldıkça şehzadenin boynu yeniden eski hâline dönmeye başlar. Hükümdar doktoru aratır, fakat bulamaz. Özür dilemek istediğinde iş işten geçmiştir.
Çıkarılan Ders
Videoda kıssadan iki ders çıkarılıyor. Birincisi şükretmek: Elimizdeki sağlığın, afiyetin ve imkânın kıymetini onu kaybetmeden bilmek. İkincisi ise iyilik gören insanın vefası: Kendisine iyilik yapanın gönlünü kırmamak, emeğini görmezden gelmemek. Anlatım, nankörlüğün önce insanı vefasız, sonra da nimetsiz bıraktığı fikri üzerine kurulu.
Bu yazı, kısa videoda anlatılan kıssayı ve çıkarılan dersi özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.