Sünnet'e İttibanın Önemi (31-07-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Ramazan'ın son günlerinde yaptığı bu sohbette Peygamber Efendimizin sünnetine uymanın, yani sünnete ittibanın dindeki yerini ele alıyor. Hocaefendi konunun bilindiğini kabul etmekle birlikte, bilinenden daha derin ve ciddi yönleri bulunduğunu, bu yüzden meseleye birkaç sohbet ayıracağını söylüyor.
Kadir gecesini aramak
Sohbetin girişinde hocaefendi Ramazan'ın son on gününe dikkat çekiyor. Kadir gecesinin bu günlerin tek gecelerinde, yani yirmi üçüncü, yirmi beşinci, yirmi yedinci ve yirmi dokuzuncu gecelerde ya da son gecede olmasının muhtemel olduğunu hatırlatıyor ve müminleri bu büyük ziyafetten istifade etmeye çağırıyor.
Ona borçluyuz
Hocaefendi, Peygamber Efendimizin müminlerin maddi ve manevi varlığının vesilesi olduğunu vurguluyor. Necip Fazıl'ın "O ki, o yüzden varız" sözünü ve Mehmet Akif'in "Medyûn ona cemiyet, medyûn ona ferd" mısraını hatırlatarak ferdin de toplumun da ona borçlu olduğunu söylüyor. Hocaefendiye göre sünnete ittiba, ona iman kadar önemlidir; sünnete uymadan ve hadislere müracaat etmeden Kur'an'ı hayata hâkim kılmak mümkün değildir.
İkinci ana kaynak
Hocaefendi, İslami hükümlerin önce Kur'an-ı Kerim'den, sonra sünnetten alındığını anlatıyor. Kur'an'daki ahkâm ayetlerinin sayısı hakkında âlimlerin beş yüz, yedi yüz ya da bin gibi farklı rakamlar verdiğini, Hanefî âlimi Ebu Bekir el-Cessas'ın bu ayetleri ayrı bir eserde ele aldığını örnek veriyor. Dinin pek çok ayrıntısının ise sünnetle öğrenildiğini hatırlatıyor. Sabah ezanındaki bir ifadenin Hz. Bilal'in tespitiyle başlayıp Resulullah'ın onayıyla asırlardır sürmesini de sünnetin bu yönüne örnek gösteriyor.
Cebrail sünneti de öğretirdi
"Resulullah da bir beşer, yanılmaz mı?" sorusuna hocaefendi, İslam âlimlerinin ittifakla Cebrail aleyhisselamın Kur'an'ı getirip öğrettiği gibi sünneti de getirip takip ettiğini söylediğini aktarıyor. Kıyamete kadar bütün müminlere örnek olacak birinin kendi haline bırakılmayacağını vurguluyor. Rivayete göre Peygamber Efendimiz, kendisinden duyduklarını yazan Abdullah'a mübarek dudaklarını işaret ederek bunların arasından haktan başka bir şey çıkmadığını söylemiş ve "Yaz" buyurmuştur. Hocaefendi, Resulullah'ın hükmünün konulduğu yerde "Biz kimiz?" diyerek teslimiyetin önemini hatırlatıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.