Sahabe gibi yaşamak mecburiyetindeyiz ! (Kutlu Doğum Haftası) | Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle yapıyor. Peygamber Efendimizin dünyayı teşrifini insanlık tarihinin en büyük hadisesi olarak niteliyor ve sohbeti tek bir soruya bağlıyor: Bugün sahabe gibi yaşamak mümkün müdür?
Ölçü, Getirdiği Şeye Tâbi Olmaktır
Hocaefendi sözlerine bir hadis-i şerifle giriyor. Rivayete göre Peygamber Efendimiz, arzuları kendisinin getirdiğine tâbi olmadıkça kişinin imanının kemale ermeyeceğini bildirmiştir. Hocaefendi bunu şöyle açıyor: Kur'an'ı okumak, anlamak ve anladığımızı hayatımıza hâkim kılmak gerekir. Oturmadan kalkmaya, yemekten içmeye kadar hayatın her alanında sünnetin bir yeri vardır. Kur'an'da Peygamber Efendimizin bizim için güzel bir örnek olduğunu bildiren âyeti de bu çerçevede hatırlatıyor.
Allah'ın Boyası
Sohbetin en güzel benzetmelerinden biri burada geliyor. Hocaefendi, Kur'an'da geçen "Allah'ın boyası" ifadesini açıklarken şunu söylüyor: İnsanlığa vurulan bu boya, Peygamber Efendimizin risalet fırçasıyla vurduğu renktir. Müminin de bu renge bürünmesi, o kokuyu taşıması gerekir; kimliğimizin Müslüman kimliği olması buna bağlıdır.
"Sonu Ancak Evveliyle Islah Olur"
Hocaefendi bir İslam büyüğüne nispet edilen sözü naklediyor: Bu ümmetin sonu, ancak evvelini ıslah eden şeyle ıslah olur. Yani sahabe-i kiramı yetiştiren esaslar bugün de geçerlidir. Hocaefendi bu sebeple "onlar eskide kaldı, bugünün şartlarına göre bir Müslümanlık olur" anlayışına katılmıyor. Gerçek mümin olmak isteyenin sahabe gibi yaşamaktan başka çaresi olmadığını söylüyor.
Bugünün Müslümanının Mazereti Yok
Sohbetin en dikkat çekici tespiti bu. Hocaefendi, bugün bir müminin sahabe gibi yaşamasının önünde iki büyük kolaylık bulunduğunu söylüyor. Birincisi, imkânların ve nimetlerin bolluğu. İkincisi ise daha önemli: Kur'an-ı Kerim indirildiği günkü gibi elimizde durmakta, sünnet ise bütün teferruatıyla kitaplarımızda kayıtlı bulunmaktadır. Hocaefendi geçmiş ümmetlerin kitaplarının aslını koruyamadığını hatırlatarak, bu mirasa eksiksiz sahip olmayı büyük bir nimet sayıyor. Neticesi şudur: İslam'ı yaşamak isteyen için hiçbir mazeret kalmamıştır.
Sevgi ve Beraberlik Duası
Sohbet bir temenniyle bitiyor. Hocaefendi, sahabe-i kiramın derecesine ulaşmanın zorluğunu kabul etmekle birlikte, onları katıksız ve istisnasız sevmenin bir iftihar vesilesi olduğunu söylüyor. Duası şudur: Rabbim bizi onların yolundan ayırmasın ve mahşerde onlarla beraber haşretsin.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.