Rabbimizin Sevdiği Bir Kul Olabilmek İçin! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu kısa sohbetinde tek bir soruya cevap arıyor: Rabbimizin sevdiği bir kul olmak için ne yapmak gerekir? Hocaefendi cevabı doğrudan Kur'an'dan veriyor ve sözü, anlattıklarıyla amel etmenin zorluğuna getirerek son derece samimi bir muhasebeyle bitiriyor.
Yolun Adresi Bellidir
Sohbetin girişinde Peygamber Efendimizden nakledilen bir hadis hatırlatılıyor: bütün ümmet cennete girecektir, yüz çevirenler müstesna. Sahâbe "yüz çevirenler kimlerdir" diye sorduğunda Efendimizin, kendisine itaat edenlerin cennete gireceğini, karşı gelenlerin ise yüz çevirmiş sayılacağını bildirdiği aktarılıyor. Hocaefendi bunun yanına bir ayeti koyuyor: "Allah'ı seviyorsanız bana tâbi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın." Hocaefendi şunu söylüyor: Rabbin sevdiği bir kul olmanın yolu Peygamber Efendimize tâbi olmaktan geçer.
"En Çok Kendim İstifade Ediyorum"
Sohbetin en samimi bölümü burası. Hocaefendi, yaptığı sohbetlerden en çok kendisinin istifade etmeye çalıştığını söylüyor. Anlattıklarını önce kendi nefsine hatırlattığını, "sen cemaatine şunu söylemiştin, hadi bakalım sen de amel et" diye kendisiyle hesaplaştığını ifade ediyor. Beşer olduğunu, yanıldığını, hata ettiğini açıkça belirtiyor ve kırdığı kimselerden helallik istiyor.
Babasının Nasihati
Hocaefendi bu bahiste yıllar önce babasından işittiği bir uyarıyı naklediyor. Babası ona, konuşup anlatmanın yetmediğini, söylediğiyle amel etmesi gerektiğini söylemiş; aksi hâlde başkalarına faydası dokunduğu hâlde kendisi o hâli yaşamayan bir duruma düşebileceğini hatırlatmıştır. Hocaefendi bu nasihatin kendisini hep ürperttiğini söylüyor.
Kuyu Beygirinin Hâli
Aynı fikri anlatmak için hocaefendi eski bir manzarayı hatırlatıyor: gözleri bağlanarak kuyu dolabına koşulan hayvan, bağları ve bahçeleri sulamak için durmadan döner; ama kendisine su verilmezse susuzluktan telef olur. Başkalarını sulayıp kendisi susuz kalmak, güzel yolu tarif edip kendisi o yolda yürümemek... Hocaefendi bu hâlden Allah'a sığınıyor.
Sıkıntılar Günahlara Kefarettir
Sohbetin sonunda hocaefendi dinleyicisini ümitlendiren bir nakil yapıyor. Kötü bir davranışın karşılığının verileceğini bildiren ayet indiğinde sahâbenin endişelendiği, bunun üzerine Peygamber Efendimizin onları teselli ettiği anlatılıyor. Rivayete göre Efendimiz, mümine isabet eden her sıkıntının, hatta ayağına batan bir dikenin bile günahlarına kefaret olacağını bildirmiştir. Hocaefendi bu müjdeyi aktardıktan sonra asıl şartı hatırlatıyor: iyi niyetli olmak, dürüst yaşamaya çalışmak ve Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmaya gayret etmek.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.