Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in Yasakladığı İşler-2 - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Peygamber Efendimizin yasakladığı işleri ele aldığı serinin bu bölümünde, hadislerdeki uyarıları trafik levhalarına benzeterek anlatmaya devam ediyor. Sohbetin ana ekseni dünyaya ne kadar değer verileceği, iyi insanlarla beraber olmanın önemi ve günlük hayat düzeninin ibadetlere etkisi.
Girilmez levhaları
Hocaefendiye göre Resulullah, bazı yollar için "mecburi istikamet", bazı yollar için ise "girilmez" levhası koymuştur. Bu sohbetlerin gayesi, o levhaların nerede olduğunu tespit ederek bilerek ya da bilmeyerek Allah'ın rızasına ters düşmemektir. Hocaefendi, önce kalbin Allah'ın razı olmadığı şeylerden temizlenmesi gerektiğini, bu temizlikten sonra Allah ve Resul sevgisinin kendiliğinden gönle yerleşeceğini hatırlatıyor.
Dünyaya kalınacak kadar değer
Önceki sohbette ele alınan yasaklar hatırlatılıyor: altın ve gümüş kapların kullanılması, ipek ve altın işlemeli elbiseler, pahalı kürkler, mut'a nikâhı ve binaların aşırı lüks yapılması. Hocaefendi bu uyarıların ortak noktasının dünyaya ancak içinde kalınacak kadar değer vermek olduğunu söylüyor. Peygamber Efendimizin kendisini bir ağacın altında biraz dinlenip yoluna devam eden yolcuya benzettiği ve "Dünyada bir garip ya da bir yolcu gibi ol" buyurduğu rivayetler bu bağlamda hatırlatılıyor. "Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir" hadisini de ele alan hocaefendi, varlıklı ve takva sahibi insanların her dönemde bulunduğunu hatırlatarak hadisi Allah dostlarının hayatından örneklerle açıklıyor.
Sadıklarla beraber olmak
Hocaefendi, Kur'an'daki "sadıklarla beraber olun" emrini hatırlatarak iyi insanlarla birlikteliğin bir insanın, hatta bir ailenin ve bir neslin kurtuluşuna vesile olabileceğini söylüyor. Bu yüzden haftada en az bir sohbete katılmayı, istikamet sahibi, aile hayatı dürüst insanlarla dostluk kurmayı, duasını alınacak ilim ve takva ehli büyüklerle irtibatlı olmayı tavsiye ediyor. Sahabenin ilmi sonraki nesillere aktarması gibi, bu zincirin bugün de sürdüğünü ifade ediyor.
Geç yatmak ve sabah namazı
Sohbetin sonunda gündelik bir mesele ele alınıyor. Hocaefendi, eskiden elektrik yokken insanların erken yatıp erken kalktığını, bugün ise geç yatmanın hem teheccüdü hem de sabah namazının cemaatini kaçırmaya sebep olduğunu söylüyor. Babasının bir yakınına verdiği tavsiyeyi aktarıyor: Teheccüde kalkıp sabah cemaatine yetişemeyen o zata, biraz daha geç kalkmasını, evrad ve ezkârını sabah namazından sonra yapmasını ve cemaati kaçırmamasını öğütlemiş. Hocaefendi bu tavsiyeyi kendi cemaatine de iletiyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.