Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in Güzel Ahlâkı-1 (22-02-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Peygamber Efendimizin güzel ahlakını ele alacağı sohbet dizisinin bu ilk bölümünde, önce her şeyi tartacağımız ölçünün ne olması gerektiğini anlatıyor, ardından Peygamber Efendimizin sofra adabından örnekler veriyor. Hocaefendiye göre onu anlamaya çalışmak ve onun yolunda olmak, varoluşumuzun gayesidir.
Kuyumcunun mihenk taşı
Hocaefendi, yıllar önce yaşadığı bir hatırayı paylaşıyor. Üzeri kararmış bir altının sahte olup olmadığından şüphelenerek bir kuyumcuya gider. Kuyumcu çekmecesinden küçük bir taş çıkarır, altını taşa sürter, üzerine birkaç damla ilaç damlatır ve altında bir sorun olmadığını, kararmanın üzerine bulaşan kimyevi bir maddeden kaynaklandığını söyler. Ardından ispirto ocağında o maddeyi yakar ve altın pırıl pırıl ortaya çıkar.
Ölçü Kur'an ve sünnettir
Bu hatırayı gençlere ve cemaatine bir ölçü olarak sunan Hocaefendi, bize parlak ve değerli diye anlatılan her fikri, her görüşü ve her şahsı Kur'an'ın mihenk taşına vurmayı tavsiye ediyor. Kuyumcunun damlattığı ilaç gibi Peygamber Efendimizin sünnetinin de üzerine damlatılmasını, sonra ne kadar örtüştüğüne bakılmasını istiyor. "Benim söylediklerime değil, Allah'ın kitabına sürtün" diyerek ölçünün kişiler değil Kur'an ve sünnet olduğunu vurguluyor.
Şükür nimeti artırır
Hocaefendi, şükredildiği takdirde Allah'ın nimeti mutlaka artıracağını, nankörlük edildiğinde ise azabın şiddetli olacağını bildiren ayeti hatırlatıyor. Babasının bu ayetteki vurguya dikkat çektiğini de aktarıyor.
Peygamber Efendimizin sofrası
Hocaefendinin anlattığına göre Peygamber Efendimizin sofrasında insanı fazla yemeye sevk eden iştah açıcılar bulunmaz, birkaç kap yemek ortaya konulur, beraberce yenir ve Allah'a hamd edilirdi. Genellikle iki nimeti birbirine karıştırmadan yediği, günde en fazla iki öğün yediği de aktarılıyor. Hocaefendi buradan bugünkü misafir ağırlama anlayışına geçerek on beş çeşit pasta hazırlama telaşının misafir çağırmayı zorlaştırdığını, sade bir ikramın hem bereket hem kolaylık getireceğini söylüyor ve israftan sakınmayı tavsiye ediyor.
Sohbetin sonunda
Hocaefendi, babası için okunan hatim ve dualar dolayısıyla cemaatine teşekkür ediyor. Ayrıca kendi adına internette açılmış bir sayfanın kendisiyle ilgisi olmadığını, sosyal medyada bir hesabının bulunmadığını duyuruyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.