Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in Ahlâkı-1 - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Peygamber Efendimizin dünyayı şereflendirdiği Rebîülevvel ayında yaptığı bu sohbette onun ahlakını anlatmaya başlıyor. Önceki haftalarda Peygamber Efendimizin çocukluğu, gençliği ve peygamberliğe hazırlık dönemi ele alınmıştı. Bu bölümde ise risalet döneminin bütün insanlık için nasıl bir örnek olduğu ve bu ahlakın bizim hayatımıza nasıl yansıması gerektiği işleniyor.
Kaldığımız yerden: vahyin gelişi
Hocaefendi, geçen hafta Peygamber Efendimizin evliliğini, Kâbe'nin inşasında Hacerü'l-Esved'in yerine konuluşunu ve kırk yaşlarına geldiğinde kendisine mağarada yalnız kalmanın sevdirilişini anlattıklarını hatırlatıyor. Bir Ramazan ayında, Kadir gecesinde Kur'an'ın inmeye başlamasıyla risalet dönemi açılır. Peygamberlik öncesi hayatının da tertemiz olduğunu, ama asıl bizi ilgilendirenin kıyamete kadar bütün insanlığa örnek olacak peygamberlik dönemi olduğunu vurguluyor.
"Beni Rabbim edeplendirdi"
Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz, kendisini Rabbinin edeplendirdiğini ve edebini en güzel şekilde yaptığını buyurmuştur. Hocaefendi, Allah'ın seçip sevgili edindiği bir insanın ahlakını bizzat Allah terbiye edince bunun nasıl bir güzellik olacağını sorarak dinleyicileri düşünmeye davet ediyor. Allah'ı sevdiğini söyleyenlerin Peygamber Efendimize uyması gerektiğini, bunun karşılığında Allah'ın onları seveceğini ve günahlarını bağışlayacağını bildiren ayet de hatırlatılıyor.
Önce kendime nasihat
Sohbetin samimi bölümlerinden birinde Hocaefendi, bu sohbetlerden en çok kendisinin istifade etmeye çalıştığını söylüyor. Söylediğiyle amel etmeyip laf ebeliği yapmanın insan için helak olduğunu belirtiyor ve yıllar önce babasının kendisine "Evladım, söylediklerini yaşa" diye nasihat ettiğini anlatıyor. Kendi ifadesiyle, sıhhatini o an hatırlayamadığı bir hadiste Allah'ın bu dini facir bir kişiyle bile destekleyebileceğinin bildirildiğini, bu yüzden anlatanın önce kendisine bakması gerektiğini vurguluyor.
Hiç kimseye "hayır" demeyen cömertlik
Sohbetin sonunda Peygamber Efendimizin cömertliğinden örnekler veriliyor. Hocaefendinin aktardığı bir şaire göre Peygamber Efendimiz, kelime-i tevhiddeki "lâ" dışında hayatı boyunca kimseye "hayır" dememiş, kim ne istediyse vermiştir. Bir başka şair ise onun o kadar cömert olduğunu, biri canını istese onu bile vereceğini, ama isteyenin de Allah'tan korkması gerektiğini söyler.
Deryadan bir damla
Hocaefendi anlattıklarının binlerce yüzü olan bir kristalin yalnızca bir iki yönü olduğunu belirterek konuya devam edeceğini söylüyor. Dünyada onun yolunda olmayı, ahirette ona komşu olmayı dileyen dualarla sohbeti tamamlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.