Necip Fazıl: Kulunun Kölesinin Kuluyum | Tahir Büyükkörükçü #dinisohbet #dinivideolar #islam
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu kısa sohbetinde, Peygamber Efendimize duyulan muhabbeti anlatırken Necip Fazıl'ın bir mısraına atıfta bulunuyor. Şairin, kendisini Peygamber Efendimizin kulunun kölesinin kulu olarak görmesini bir aşağılanma değil, erişilebilecek en yüksek rütbe saydığını hatırlatıyor.
Alçalmak değil, yücelmek
Hocaefendi bu ifadeyi açıklarken şu inceliğe dikkat çekiyor: Kişi kendisini bir sevginin en alt basamağına yerleştirdiğinde, aslında o sevginin büyüklüğü ölçüsünde yükselmiş olur. Şair de kendi tabiriyle, bu bağlılığı bir düşkünlük değil, kavuşulan bir mertebe olarak anlatmaktadır.
Sevginin esiri olmak
Sohbette, bu bağlılığın bir "dert" ve bir "esaret" diliyle anlatılmasının da bilinçli bir tercih olduğu vurgulanıyor. Hocaefendi, insanın gönlünü meşgul eden dertlerin hepsinin kötü olmadığını; Peygamber sevgisinden doğan bir gönül meşguliyetinin aziz ve kıymetli bir dert sayıldığını ifade ediyor.
Bir şairin diliyle bir ümmetin hissi
Hocaefendi, Necip Fazıl'ı son devrin büyük mütefekkir ve şairlerinden biri olarak anıyor; onun bu sözlerinin aslında bütün müminlerin gönlündeki hissi dile getirdiğini söylüyor. Sohbetin özü, Peygamber Efendimize duyulan sevginin bir imrenme ve bağlılık hâli olarak gönülde yaşatılması gerektiğidir.
Bu yazı, kısa sohbetin ana fikrini özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.