Hicri Yılbaşı ve Hicret'in Önemi (14-11-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini hicrî yılbaşına, Muharrem ayının girişine ve Peygamber Efendimiz'in hicretine tahsis ediyor. Sohbet, "yarın bir Muharrem" hatırlatmasıyla açılıyor ve hicretin neden yalnızca bir yer değiştirme değil, bir milat olduğu anlatılıyor.
Sessizce Geçen Bir Yılbaşı
Hocaefendi, hicrî yılbaşının çoğu zaman farkına varılmadan geçtiğini, oysa Müslümanların takvimini belirleyen esas ölçünün bu takvim olduğunu söylüyor. Ramazanın, haccın ve kandillerin hicrî aylara göre belirlendiğini hatırlatarak, bu takvimin gündelik hayatımızdaki yerinin küçümsenmemesi gerektiğini ifade ediyor. Sohbetin bu bölümünde ümmetin birlik ve şuur kazanması için dua ediliyor.
Davanın Bedeli: Varaka'nın Sözü
Sohbetin orta bölümü, vahyin ilk günlerine gidiyor. Anlatılana göre ilk ayetler indikten sonra Varaka bin Nevfel'in yanına gidildiğinde o, Peygamber Efendimiz'e kavminin kendisini yurdundan çıkaracağını söyler; çünkü tarih boyunca aynı hak davayı getiren herkes belirli çevrelerden düşmanlık görmüştür. Hocaefendi buradan, hak yolda yürüyen ve ümmetin derdini gönlünde taşıyan insanların karşılaştığı sıkıntıların yeni olmadığı sonucunu çıkarıyor; büyüklerin de rahat bir ömür sürmediklerini, çile ile yürüdüklerini söylüyor.
Hicret ve Devenin Çöktüğü Yer
Sohbetin son bölümü hicretin Medine ayağını anlatıyor. Peygamber Efendimiz'in kalacağı evin, devesinin çöktüğü yere göre belli olduğu; böylece Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin evinde misafir kaldığı naklediliyor. Hocaefendi, Ebû Eyyûb el-Ensârî'yi İstanbul'un manevi sahibi olarak anıyor.
Nesiller Öncesinden Gelen Bir Mektup
Sohbette anlatılan hatıralardan biri de, çok önceki bir hükümdar tarafından yazılıp nesiller boyu saklandığı ve hicret sonrasında Peygamber Efendimiz'e takdim edildiği rivayet edilen mektuptur. Anlatıldığına göre mektup sahibi, henüz gelmemiş bir peygambere iman ettiğini bildirmekte ve kıyamet gününde şefaatini istemektedir. Hocaefendi bu rivayeti aktarırken Efendimiz'in mektubu memnuniyetle karşıladığını ve o zata selam gönderdiğini naklediyor.
Mescid ve Yeni Bir Hayatın Kurulması
Hicretin ardından Mescid-i Nebevî'nin inşa edildiği, Efendimiz'in hücrelerinin tamamlanmasıyla oraya geçildiği anlatılıyor. Hocaefendi, Medine döneminde artık "ey insanlar" ve "ey iman edenler" hitabıyla başlayan ahkâm ayetlerinin inmeye başladığını, böylece toplumsal hayatın esaslarının kurulduğunu ifade ediyor.
Yeni Yıl Duası
Sohbet, hicrî yeni yılın hayırlı ve bereketli olması, ümmetin sağlık ve afiyetle nice yılbaşlarına kavuşması yönünde dua ile tamamlanıyor. Hocaefendi hicretin hürmetine gerçek bir izzetin nasip olmasını niyaz ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.