Furkan Suresi-2 (19-06-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu derste, geçen hafta yarım kalan Furkan sûresi sohbetini tamamlıyor. Sûrenin son bölümündeki âyet-i kerimeler etrafında tövbe, salih amel, cennet tasviri ve duanın kıymeti ele alınıyor. Ders, yaklaşan Berat gecesinin tebrikiyle tamamlanıyor.
Küçük Bir Edep Dersi: "Varsa"
Hocaefendi sohbetin başında güzel bir incelik hatırlatıyor. Büyüklerimiz vefat eden bir kimse için dua ederken doğrudan "taksiratını affetsin" demez, "varsa taksiratını affetsin" derlermiş. Sebebi hüsnüzandır: Biz o kulun hâlini bilemeyiz. Hocaefendi bunu, duada bile edep gözetmenin bir örneği olarak veriyor.
Değerimiz Neyle Ölçülür?
Dersin merkezindeki ölçü şu: Bir kimsenin Allah'a verdiği değer, O'nun emirlerine riayeti ve yasaklarından sakınmasıyla ölçülür. Hocaefendi, "ben iyi bir Müslümanım" demenin tek başına bir şey ifade etmediğini; hayatında namazın, orucun, zekâtın, hayrın yeri yoksa bu iddianın kimseyi aldatmayacağını söylüyor. Aynı ölçüyü Peygamber Efendimize duyulan sevgi için de kuruyor: O sevgi sünnete uymakla ölçülür. Sohbette lafta kalan bir Müslümanlığın bugüne kadar kimseye fayda vermediği açıkça ifade ediliyor.
Kötülüklerin İyiliğe Çevrilmesi
Sûrenin bu bölümünde, tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyen kimselerin kötülüklerinin iyiliğe çevrileceği müjdesi bulunuyor. Hocaefendi bu âyetten iki mana çıkarılabileceğini anlatıyor. Birincisi, Cenab-ı Hakk'ın geçmişteki günahları silip süpürmesi ve amel defterinde artık iyiliklerin kalması. İkincisi, o günahların doğrudan sevaba tebdil edilmesi. Her iki halde de kapının açık olduğunu, tövbenin ise gerçek bir pişmanlıkla ve "bu hâl bana yakışmadı" demekle başladığını söylüyor.
Cennet Nasıl Bir Yerdir?
Dersin bir bölümü cennet tasvirine ayrılıyor. Hocaefendi, âyet-i kerimede cennetin kalınacak ve ikamet edilecek yer olarak ne güzel bulunduğunun bildirildiğini aktarıyor; oradaki hayatın ebedi olduğunu, nimetin kesintisiz devam ettiğini anlatıyor. Hz. İbrahim'in, kendisini cennete vâris kılınanlardan eylemesi için ettiği duayı hatırlatarak dinleyenleri de aynı duaya davet ediyor.
Sûrenin Son Âyeti: Duanız Olmasa
Furkan sûresi, insanın Allah katındaki kıymetinin duasına ve kulluğuna bağlı olduğunu bildiren bir âyetle sona eriyor. Hocaefendi bu âyeti sohbetin özeti gibi okuyor: İbadeti, taati ve Rabbine dönük yüzü olmayan bir hayatın kendinden menkul bir değeri yoktur. Buradan da başta anlattığı duanın kıymeti bahsine geri dönüyor.
Dersin sonunda hocaefendi, Berat konusuna vakit kalmadığı için giremediğini söylüyor; dinleyenlerin kandilini şimdiden tebrik ediyor ve birbirini duadan unutmamalarını rica ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.