Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(82) Geçmiş Kavimlerden İbret Almak - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 399 izlenme 👍 7 📅 11 Mart 2013 ⏱ 1:02:13
🎙️ Timurtaş Uçar 📚 Kıssalar ve İbretler
Sesli (mp3) Sohbet-82 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (82) Geçmiş Kavimlerden İbret Almak - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, Kur'an'da geçmiş kavimlerin başına gelenlerin niçin anlatıldığını ele alıyor. Hocaefendiye göre bu kıssalar merak gidermek için değil, yaşayan insanlara ibret ve işaret olsun diye bildirilmiştir; çünkü Allah'ın sosyal hayatta da değişmez kanunları vardır.

Allah'ın kanunları sebeplerle işler

Hocaefendi meseleyi tabiattan bir örnekle açıyor. Yağmur Allah'ın rahmetidir; ama yağması birtakım sebeplere bağlıdır. Bulut olmadan yağmur olmaz. Yağmur çekilirse kuraklık, kuraklık sürerse kıtlık gelir. Hocaefendi, fizik âleminde işleyen bu düzenin bir benzerinin toplum hayatında da bulunduğunu söylüyor: cemiyetlerin yükselişi ve çöküşü de sebeplere bağlıdır.

Müjdeleyici ve uyarıcı

Sohbetin usule dair vurgusu burada. Hocaefendi, Peygamber Efendimiz'in bütün insanlığa "beşîr" ve "nezîr" olarak, yani hem müjdeleyici hem uyarıcı olarak gönderildiğini bildiren âyeti hatırlatıyor. Buradan bir denge ilkesi çıkarıyor: nasihatte ve irşatta yalnızca rahmetten bahsedip azaptan hiç söz etmemek dengeyi bozar. Terazi iki kefeyle durur; tebliğ de öyle olmalıdır. Bu sohbeti kavimlerin helâkine ayırmasının sebebini de böyle açıklıyor.

Helâk nasıl gelir

Hocaefendi, bir memleketin helâkini anlatan âyet-i kerimeyi ele alıyor ve içindeki sıralamaya dikkat çekiyor: önce o ülkenin ileri gelenlerine, servet ve yetki sahiplerine emrolunur. Onlar bu emri dinlemez, hükmü yerine getirmezse azap sözü gerçekleşir. Hocaefendi buradan, sorumluluğun en çok imkân sahiplerinin üzerinde olduğu sonucunu çıkarıyor ve müslüman zenginlere sesleniyor: servet üstüne servet yığarken memleketin bozulmasına seyirci kalmanın kimseyi kurtarmayacağını söylüyor.

Bir kilo et için alınan tedbir

Sohbetin en akılda kalan benzetmesi bu. Hocaefendi, bir kilo et bozulmasın diye buzdolabı alan, yani ciddi bir yatırım yaparak tedbir alan insanın; kendi evladının, ailesinin, namusunun, dininin ve imanının bozulmaması için hangi tedbiri aldığını soruyor. Allah'ın yeryüzünde her şeyin bozulmaması için tedbirini koyduğunu, gerisini insana bıraktığını ifade ediyor. Bu sebeple hesap gününde ileri sürülecek bir mazeretin bulunmadığını söylüyor.

İbadet yeter mi

Hocaefendi, ibadetlerin kişiyi çevresindeki bozulmadan korumaya tek başına yetmediği kanaatindedir. Ailesini ve toplumunu koruma vazifesinin ayrıca tedbir gerektirdiğini, cemaatin ibadetlerinin yanına sorumluluk bilincini de eklemesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.