(71) Peygamberimiz (s.a.v.)'e İnanmayanlar (01-01-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi
Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde Yûnus sûresi üzerinden ilerleyerek, Peygamber Efendimiz'in tebliğine karşı çıkanların ileri sürdüğü itirazları ele alıyor. "Peygamberimiz'e inanmayanlar" başlığının cevabı, o günün inkârcılarının kendi sözlerinde saklı: karşı çıkarken bile farkında olmadan bir gerçeği itiraf etmişlerdir.
Kur'an bir kenarda durmak için inmedi
Hocaefendi derse, Kur'an'ın tamamının okunması gerektiğini hatırlatarak başlıyor. Kur'an'ın bir duvarda asılı kalmak, bir kılıfın altında saklanmak için değil; okunmak, anlaşılmak ve hükümleriyle amel edilmek için indiğini söylüyor. Mehmet Akif'in de aynı şikâyeti dile getirdiğini, Kur'an'ın yalnızca belli merasimlere hapsedilmesinin doğru olmadığını ifade ediyor. Ülkemizde okuma alışkanlığının zayıflığından yakınıyor ve tamamını okuyamayan kimsenin hiç değilse ehlinden dinlemesi gerektiğini, sahabenin de dinleyerek öğrendiğini anlatıyor.
İnkârın içindeki gizli itiraf
Sohbetin en dikkat çeken tahlili burada. İnkâr edenler, Peygamber Efendimiz'in getirdiklerini büsbütün değersiz saymanın mümkün olmadığını görmüşlerdir; çünkü Arapların o güne dek duymadığı, benzerini bilmediği sözler işitilmektedir. Bunu yok sayamadıkları için "bu bir sihirdir" demişlerdir. Hocaefendi bu noktaya işaret ediyor: sihir dedikleri şey bile sıradan bir insanın yapabileceği bir iş değildir. Yani inkârcılar, olağanüstü bir durumun varlığını istemeden de olsa kabul etmiş, sadece bunun peygamberlik olduğunu reddetmişlerdir.
Emaneti ehline vermek
Dersin ikinci bölümünde hocaefendi, çözümün Kur'an'da aranması gerektiğini savunuyor ve emanetlerin ehline verilmesini emreden âyeti hatırlatıyor. Ardından rivayet edilen bir hadisi aktarıyor: bir kimse kıyametin ne zaman kopacağını sorunca Peygamber Efendimiz, bir iş ehli olmayana verildiğinde o işin kıyametinin kopmuş olacağını bildirmiştir. Hocaefendi bunu, sürücü olmayan birine yeni bir araba teslim etme örneğiyle somutlaştırıyor: aracın yeni olması işi kurtarmaz, esas olan teslim edilen kişinin ehil olmasıdır.
İlim yolu ve sarsılmaz iman
Sohbetin son bölümünde hocaefendi, ilim yolunda olmanın ömür boyu süren bir vazife olduğunu anlatıyor. Ayrıca okuma yazması olmayan yaşlıların sade ama sarsılmaz imanına dikkat çekerek, tahsil yükseldikçe inkârın artmasının anlaşılması güç bir çelişki olduğunu ifade ediyor. Ders, bir cami inşaatı için yapılan yardım çağrısıyla tamamlanıyor.
Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.