(6) Allah (c.c.) Mahlukatı Bilinmek İçin Yarattı (20-03-1998) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi
Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde yaratılışın gayesini konu ediyor. Kur'an'da cinlerin ve insanların ancak kulluk için yaratıldığı bildirilmektedir. Hocaefendi, büyük müfessirlerden nakledilen bir açıklamayı hatırlatıyor: bu ayetteki kulluk, "beni bilsinler diye" şeklinde de anlaşılmıştır. Çünkü insan önce Rabbini tanıyacak, sonra tanıdığı Allah'a kulluk edecektir.
Allah'ı Ne Kadar Bilebiliriz
Hocaefendi bu soruya net bir sınır çiziyor: Allah kendisini ne kadar bildirmişse o kadar. İnsan kendi kendine fikirler uydurup Rabbi hakkında yakıştırmalar yapamaz. Allah kendisini kitaplarıyla ve peygamberleri vasıtasıyla tanıtmıştır; kulun vazifesi bu bildirim ölçüsünde O'nu tanımaya çalışmaktır.
İbadetin Şeklini de Vahiy Belirler
Dersin ana hükmü burada. Nasıl Allah'ı tanımanın ölçüsü vahye bağlıysa, O'na kulluk etmenin şekli de vahye bağlıdır. Hocaefendi, kendi aklıyla ibadet biçimi geliştirmeye kalkışan insanların "güzel bir şey yapıyoruz" zannıyla nasıl yanlışlara düştüğünü anlatıyor. Kul, Halik'in emrettiği şekilde hareket etmek durumundadır.
İki Yanlış Uç
Sohbetin en dikkat çekici bölümü, hocaefendi'nin iki aşırı ucu birlikte eleştirdiği kısım. Birinci grup, "hiçbir şey eksik kalmasın" düşüncesiyle dinde olmayan şeyleri dine eklemeye kalkışır; hocaefendi bunu genellikle en samimi kimselerin yaptığını söyler. İkinci grup ise bu ilaveleri temizleme iddiasıyla yola çıkar ama fazla derine iner. Hocaefendi bunu şöyle anlatıyor: sağlam parmağın üzerine gereksiz sarılmış bir bezi çıkaracağım derken bıçağı kemiğe kadar indirmek. Böylece dinin özünden olan şeyler de atılmış olur. Hocaefendi'ye göre iki tavır da hatalıdır.
Ölçü Peygamber Efendimizdir
Peki doğru ölçü nedir? Hocaefendi cevabı tek cümlede veriyor: Peygamber Efendimiz ne yaptıysa odur, onun önüne geçilmez. Bu münasebetle rivayet edilen bir hadiseyi anlatıyor: üç sahâbî, Efendimizin evinde, kimsenin görmediği hususi hayatında nasıl ibadet ettiğini öğrenmek için hanımlarına sorarlar. Hocaefendi bu araştırmanın da doğru yerden yapıldığına dikkat çekiyor. Aynı çerçevede teyemmümün nasıl alındığını tarif ederek, bu tarifin de akılla değil ancak Peygamber Efendimizin öğretmesiyle bilinebileceğini gösteriyor.
"Allah Nerededir" Sorusu
Dersin son bölümünde hocaefendi, bir yayında ortaya atılan iddialara cevap veriyor. Küçüklükten beri öğretilen ölçüyü tekrarlıyor: Allah ne sağdadır ne solda, ne altta ne üstte; O mekândan münezzehtir. Bunu "öyleyse yoktur" şeklinde çevirmenin bir çarpıtma olduğunu; Allah'ın tabiat kuvvetlerinin toplamı olduğu iddiasının ise inançla bağdaşmadığını ifade ediyor. Hocaefendi'ye göre bu sebeple ölçüyü Kur'an ve sünnet çizgisinden ayırmamak gerekir.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.