(51) Kur'an Başlı Başına Mucizedir (21-07-2000) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi
Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde, Kur'an-ı Kerim'in yalnızca getirdiği hükümlerle değil, anlatım tarzıyla da başlı başına bir mucize olduğunu anlatıyor. Hocaefendiye göre Kur'an'ın benzerini ortaya koymak mümkün değildir; çünkü orada konuşan Allah'tır.
Üslubun kendisi mucizedir
Hocaefendi, Kur'an'ın hükümleri kıyamete kadar geçerli bir kitap olduğunu hatırlatıyor. Ardından üzerinde az durulan bir noktaya geçiyor: sadece muhtevası değil, meseleleri beyan ediş biçimi de mucizedir; çünkü beşerde böyle bir güç yoktur. Peygamber Efendimiz Kur'an'ı tebliğ eder; fakat Kur'an'da konuşan O değil, Allah'tır.
"Sakın şüphe edenlerden olma"
Dersin merkezindeki âyette Peygamber Efendimiz'e hitap edilerek, indirilenler hakkında bir şüphe duyulması hâlinde ne yapılacağı bildiriliyor ve sonunda "Rabbinden sana gelen haktır, sakın şüphe edenlerden olma" buyruluyor. Hocaefendi bu hitabı bir teselli olarak okuyor: Peygamber Efendimiz de bir insandır ve karşı tarafın iddiaları O'nu üzmektedir. Âyet, kimin ne söylediğinin hiçbir kıymeti olmadığını, gelenin kesin bir hak olduğunu bildirerek O'nu teskin etmektedir.
Üstünlük iddialarının boşluğu
Hocaefendi, peygamberlerin soyu üzerinden yürütülen ırk temelli iddialara karşı çıkıyor. Böyle bir üstünlük arayışının hiçbir faydası olmadığını, herkesin Hz. Âdem ile Havva'nın çocukları olduğunu söylüyor. Kur'an'ın ölçüsünü hatırlatıyor: Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Rivayet edilen hadiste de insanların tarağın dişleri gibi eşit olduğu, hiçbir kavmin diğerine üstünlük iddia edemeyeceği bildirilmiştir.
Mucize görseler de inanmazlar
Hocaefendi, inkârın delil eksikliğinden kaynaklanmadığını anlatıyor. Kur'an, istedikleri her mucize gelse de bu kimselerin iman etmeyeceğini, ancak azabı gördüklerinde inanacaklarını, o zamanki imanın ise fayda vermeyeceğini bildirir. Bunu firavunun akıbetiyle örneklendiriyor: bir toplantıda en yüce rab olduğunu iddia eden, başka bir yerde âlemlerin Rabbi'ni alaya alan kimse, su ağzına dolduğu anda iman ettiğini söylemiştir.
Görmeden inanmak
Sohbetin vardığı sonuç şudur: imanda asıl olan, görmeden ve gaybe inanabilmektir. Gördükten sonra inanmak bir meziyet değildir; orada zaten inkâr etme imkânı kalmamıştır. Hocaefendi dersi, bu âyetleri kendisinin de cemaatle birlikte dinlediğini söyleyerek ve herkesi kendine dönmeye davet ederek bitiriyor.
Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.