(36) İmanın Tadını Alabilmek (12-06-1998) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi
Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu sohbetinde, üç maddeden oluşan bir hadis-i şerifi tamamlıyor. Rivayete göre bu üç haslet kimde bulunursa o kimse imanın tadını alır. Hocaefendi önceki iki derste ilk iki maddeyi işlediğini, bu derste üçüncüsünü ikmal edeceğini söyleyerek başlıyor.
İman Nedir, Nasıl Kabul Edilir?
Hocaefendi pratik bir tespitle giriyor: insan bir işten lezzet almıyorsa o iş omzunda bir yükten ibaret kalır; iman da tadılması gereken bir şeydir. Ardından iman kelimesinin bugün yeterince anlaşılmadığı kanaatiyle parantez açıp tarif ediyor. En kısa ifadesiyle iman, Allah'ı ve onun nizamı olan İslam'ı kabul etmektir. Bu kabulün nasıl olacağını da anlatıyor: kalp yürekten tasdik edecek, dil ikrar edecek, sonra bütün beden bu tasdike şahitlik edecektir. Hocaefendi'ye göre yürüyüş, giyiniş, yeme içme, kısacası hayatın tamamı insanın neyi kabul ettiğini anlatacak biçimde olmalıdır.
Birinci ve İkinci Haslet: İki Türlü Sevgi
Hadisin ilk maddesi, Allah'ı ve Resulünü her şeyden daha çok sevebilecek noktaya ulaşmaktır. Hocaefendi burada uyarıda bulunuyor: "En çok Allah'ı severim" demek kolaydır, asıl olan bunu kalbin söylemesidir. Bu seviyeye ulaşmanın bir mücadele gerektirdiğini vurguluyor. İkinci madde ise Müslümanların birbirini yalnız Allah rızası için sevmesidir. Hocaefendi kardeşlik bağının menfaate değil imana dayandığını, arası açılmış kardeşlerin bile bu vasfı kaybetmediğini hatırlatıyor.
Üçüncü Haslet: Küfre Dönmekten Kaçınmak
Hadis-i şerifin tamamlanmayı bekleyen üçüncü maddesi şudur: kişi, küfre dönmekten ateşe atılmaktan nefret ettiği gibi nefret etmelidir. Hocaefendi burada da bir kavram düzeltmesi yapıyor. Halk arasında "küfür" denince akla gelen çirkin ve ahlak dışı sözlerin, ecdadın titizliği sayesinde aynı kelimeyle anıldığını; ancak hadiste kastedilenin asıl mana olduğunu söylüyor. Ona göre asıl küfür, Allah'ı ve onun koyduğu nizamı reddetmektir. Bu noktada bir soru soruyor: "Seni kabul ediyorum, beni sen yarattın, ama koyduğun düzeni tanımıyorum" şeklinde bir kabul olabilir mi? Hocaefendi böyle bir kabulün tutarlı olmadığını ifade ediyor ve bu konunun daha çok işlenmesi gerektiğini, gelecek derslerde küfre dönmemek için ne yapılması gerektiği üzerinde duracağını söylüyor.
Hafızlık Cemiyetine Davet ve Şifa Duası
Hocaefendi dersin sonunda bir duyuru yapıyor: kısa süre sonra elli kadar hafız yavrunun hafızlık cemiyeti yapılacaktır. Yıllarca çalışıp altı yüz sayfalık kitabı ezberleyen bu çocukların sahipsiz olmadıklarını hissetmeleri gerektiğini söyleyerek cemaatini davet ediyor. Ardından, her hastalığın bir devası bulunduğunu bildiren hadis-i şerifi hatırlatarak bütün hastalar için şifa duası ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.