Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(235) Şeytan Taşlama - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 802 izlenme 👍 21 📅 24 Mart 2013 ⏱ 1:07:40
🎙️ Timurtaş Uçar 🕌 Hadis ve Sünnet
Sesli (mp3) Sohbet-235 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (235) Şeytan Taşlama - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, hac ibadetinin en çok bilinen ama en az düşünülen menâsikinden biri olan şeytan taşlamayı ele alıyor. Sohbetin yapıldığı hafta Mina'da yaşanan elim bir hadise gündeme gelmiş; hocaefendi meselenin Kur'an ve sünnet ışığında konuşulması gerektiğini söyleyerek konuyu kürsüye taşıyor ve hayatını kaybedenlere rahmet diliyor.

Taşlamak Ne Demektir

Hocaefendi önce kelimenin üzerinde duruyor. "Şeytan" Arapça kökenli olsa da bu milletin diline yerleşmiş, herkesin anladığı bir kelimedir; bir kelimeyi millet sözlüğe bakmadan anlıyorsa o kelime artık o milletin malıdır. Taşlamak ise sade bir Türkçe ile "istememek" demektir. Yani taşlamak, içteki reddedişin fiile dökülmüş hâlidir; bugünkü ifadeyle bir tepki gösterme biçimidir.

Belirli Bir Yerde, Belirli Bir Vakitte

Sohbette bu ibadetin çerçevesi de hatırlatılıyor: Müslümanlar hususi bir mekânda, yani Mina'da; hususi günlerde, yani bayram günlerinde; hususi bir vasıtayla, yani taşlarla şeytana karşı tavırlarını ortaya koyarlar. Hocaefendi'nin asıl vurgusu, atılan taşın kendisinde değil, o taşın taşıdığı manada: kişi orada şeytanın çağırdığı her şeyi reddettiğini ilan etmektedir.

Allah Sorgulamadan Ceza Vermez

Sohbetin en dikkat çekici bölümü burası. Hocaefendi, İblis'in secde emrine açıkça karşı gelmesine rağmen Cenab-ı Hak'kın ona doğrudan ceza vermediğini, önce "Sana emrettiğimde secde etmekten seni alıkoyan ne oldu?" diye sorduğunu hatırlatıyor. Buradan bir usul çıkarıyor: sorgusuz, dinlemeden, anlamadan kimse hakkında hüküm verilemez. Allah bu yolu, bu metodu bize öğretmektedir.

Acele Hüküm Vermenin Ağırlığı

Hocaefendi bu ölçüyü gündelik hayata taşıyor. Bir kimsenin görünüşüne bakarak hakkında en ağır sıfatları kullanmanın doğru olmadığını; kişiye inancı sorulmadan, hâli anlaşılmadan karar verilemeyeceğini ifade ediyor. Bir Müslümana "kâfir" demenin ne kadar ağır bir söz olduğunu özellikle vurguluyor: iman ikrarı olan birine bu sıfatı yakıştırmanın çok büyük bir hata olduğunu söylüyor. Aynı şekilde bir yanlışı düzeltmek isteyen kimsenin de önce emr-i bi'l-mâruf yolunu, yani güzellikle uyarmayı denemesi gerektiğini; zor kullanmanın kişiyi zalim durumuna düşüreceğini belirtiyor.

Ölçü Nereden Alınır

Sohbetin sonunda hocaefendi, doğru ile yanlışın ölçüsünün insanın kendi kanaati olamayacağını söylüyor. "Ben hiç yanlış yapmadım" diyen de, başkasını yanlışla suçlayan da ölçüsünü bir yerden almak zorundadır; Müslüman için bu ölçü Allah'ın kitabıdır. Kur'an'a göre tartılmayan bir işin doğruluğundan emin olunamayacağını ifade ediyor. Sohbet, gelecek yıllarda hakkıyla şeytan taşlayan müminler olabilme temennisiyle bitiyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.