(162) İslami Terör Olmaz - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, "İslami terör" tabirinin niçin kabul edilemez bir ifade olduğunu anlatıyor. Hocaefendi'nin cevabı nettir: İslam, suçlu suçsuz ayrımı yapılmadan insanların öldürülmesine razı olmadığına göre bu iki kelime yan yana gelemez.
Gündemin Merkezindeki Din
Sohbetin girişinde hocaefendi, dünyada olup biten hadiselerin neredeyse tamamının doğrudan ya da dolaylı olarak Müslümanları ilgilendirir hâle geldiğini söylüyor. Bunu bir yük olarak değil, İslam'ın her kıtada konuşulur, tartışılır ve araştırılır bir konu hâline gelmesi olarak yorumluyor. Müslümanların bu gündemi takip etmesini, aralarında müzakere etmesini istiyor.
Bir Kelimenin Başına Eklenen Sıfat
Hocaefendi, uzun süre yalnız başına kullanılan "terör" kelimesinin başına sonradan bir sıfat eklendiğine dikkat çekiyor. Bunun, İslam'ın kaynaklarını, tarihini ve medeniyetini bilmeyen insanları yanıltmak için öne sürülmüş bir engel kelime olduğunu ifade ediyor. Hiç kimsenin İslam kelimesini böyle bir tamlamaya sokmaya hakkı olmadığını, bir Müslümanın bu ifadeyi bilerek de bilmeyerek de kullanmaması gerektiğini söylüyor.
Failin Kimliği Dini Bağlamaz
Sohbetin en açıklayıcı bölümünde hocaefendi basit bir mantık örneği kuruyor. Hırsızlık yapan birinin Müslüman olması, İslam'ın hırsızlığı teşvik ettiği anlamına gelmez; insan beşerdir, yanılır, zorlanır, heveslenir. Aynı şekilde bir eyleme karışan kişinin Müslüman olması, o eylemi dine mal etmeyi gerektirmez. Hocaefendi, bir dinin hükmünün mensuplarının hatalarıyla değil, kendi kaynaklarıyla belirleneceğini vurguluyor.
Zulmün Bulunduğu Yerde Durmamak
Hocaefendi burada bir hadis-i şerifi merkeze alıyor. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz, insanların haksız yere öldürüldüğü, sorgusuz sualsiz katledildiği ya da dövüldüğü bir yerde müminin durmamasını, oraya rahmet yerine lanetin indiğini bildirmiştir. Hocaefendi bu hadisi, Osmanlı'nın son dönem fıkıh âlimlerinden Ömer Nasuhi Bilmen'in fıkıh külliyatında geniş biçimde işlediğini belirterek naklediyor ve şu sonuca varıyor: Müminin vazifesi zulmü önlemektir; önleyemiyorsa o zulmün seyircisi olarak orada kalmamaktır.
Bir Canın Değeri
Sohbetin son bölümünde hocaefendi, haksız yere bir cana kıymanın hesabının ne kadar ağır olduğunu hatırlatıyor. İnsan hayatına bu kadar değer veren bir dinin, ayrım gözetmeden yapılan öldürmeleri onaylamasının düşünülemeyeceğini söylüyor ve dinleyicilerini bu tabiri kullanmama, bu oyuna gelmeme konusunda uyarıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.