(135) İnsan ve Propaganda - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, insanı diğer varlıklardan ayıran konuşma ve dinleme kabiliyetini ele alıyor. Bu kabiliyet doğru kullanıldığında sohbet meclislerinde bir nesil yetiştirir; yanlış kullanıldığında ise insanı propagandanın esiri hâline getirir.
Konuşan ve Etkilenen Varlık
Hocaefendi, insanı hayvandan ayıran vasıflardan birinin konuşmak, konuşulanı anlamak ve ondan etkilenmek olduğunu söylüyor. Hayvanlar eğitimle bazı hareketler öğrenebilse de kelamla donatılmamıştır. İnsan ise duyduğundan etkilenen bir varlıktır. Peygamber Efendimizin ümmetiyle sürekli konuşmasının, sohbet buyurmasının sebebini de buna bağlıyor.
Sohbetten Sahabe Doğdu
Hocaefendi, "sahabe" kelimesinin "sohbet" ile aynı kökten geldiğine dikkat çekiyor. Peygamber Efendimizin konuşması, onların dinlemesi ve bu dinlemenin yıllarca sürmesi sonucunda İslam'ı kıtalara taşıyan bir nesil yetişmiştir. Bu sebeple sohbet meclislerini önemli bir sünnet olarak görüyor ve her muhitte, mümkünse her evde böyle bir meclis kurulmasını tavsiye ediyor.
Başlarında Kuş Varmış Gibi
Sohbetin en çok akılda kalan bölümü, Hasan-ı Basrî'nin sahabeye sorduğu sorudur. Anlatıldığına göre Hasan-ı Basrî onlara, Peygamber Efendimiz konuşurken nasıl dinlediklerini sorar. Aldığı cevap şudur: Sanki her birimizin başının üstünde bir kuş duruyor, en küçük bir kıpırdanışta uçup gidecekmiş gibi kımıldamadan dinlerdik. Hocaefendi bu tabloyu, dinlemenin nasıl bir edeple yapılması gerektiğini gösteren bir ölçü olarak sunuyor.
Propaganda İnsanı Nasıl Şekillendiriyor
Sohbetin ikinci yarısı, aynı kabiliyetin kötüye kullanılmasına ayrılıyor. Hocaefendi, sürekli tekrarlanan reklam ve propagandanın insanı zamanla düşünmeyen, kendi tercihini yapamayan bir hâle getirdiğini söylüyor. İnsanların ne giyeceğine, neyi güzel sayacağına, neye özeneceğine kendi ölçüleriyle değil, kendilerine gösterilenlerle karar verdiğini ifade ediyor. Ona göre silahla yapılamayan tesir tekrar tekrar söylenen sözlerle yapılmıştır.
Susturulmuş Bir Toplum Olmamak
Hocaefendi, propaganda karşısında sesini çıkaramaz hâle gelen bir toplumun kendi değerlerini savunamayacağını söylüyor. Cemaate, kendisinden hoşa giden sözler duymayı beklememelerini; ümmetin dertlerini olduğu gibi anlatmayı vazife bildiğini belirtiyor.
Bu Devirde Sünnete Sarılmak
Sohbetin sonunda hocaefendi, zorlaşan şartlarda sünnete sarılmanın kıymetini anlatan bir rivayeti naklediyor: Böyle bir devirde Peygamber Efendimizi örnek alıp onun yolunda yürüyenlere büyük bir mükâfat vaat edilmiştir. Hocaefendi bunu, mücadeleden yılmamak için bir teşvik olarak veriyor ve Kur'an ile sünnete sımsıkı sarılma tavsiyesiyle sohbeti tamamlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.