Zekât-3 (21-07-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Ramazan ayında birkaç gündür işlediği zekât konusunu bu sohbetinde tamamlıyor. Zekâtın malı ve insanı nasıl temizlediğini, alacakların zekâtının nasıl hesaplanacağını ve zekâtın kimlere verilebileceğini anlatan Hocaefendi, sözü namaz ile zekâtın birbirinden ayrılmazlığına bağlıyor.
İlmihal okuyun
Hocaefendi sohbetin başında her evde muteber bir ilmihal kitabı bulunmasını tavsiye ediyor. İslam'ın ilimle ve bilgiyle yaşanacak bir din olduğunu, abdestten secdeye kadar her konunun büyükler tarafından kolayca başvurulabilecek eserlerde toplandığını hatırlatıyor. Zekâtla ilgili bütün ayrıntıları bir sohbete sığdırmanın imkânsız olduğunu belirterek merak edilen soruların cevaplarının ilmihallerde bulunabileceğini söylüyor.
Zekât malı temizler
Videoda, Peygamber Efendimize müminlerin mallarından sadaka alarak onları temizlemesini ve arındırmasını emreden ayet hatırlatılıyor. Hocaefendi, burada geçen sadakanın âlimlerce zekât olarak anlaşıldığını ifade ediyor. Hadislerde zekâtın malın kiri olduğuna dair işaretler bulunduğunu, bu yüzden Peygamber Efendimizin kendisi ve soyu için zekâtı kabul etmediğini anlatıyor. Çocukken zekât hurmalarından birini ağzına almak isteyen Hz. Hasan ya da Hz. Hüseyin'e Peygamber Efendimizin buna engel olduğu hadisesini de hatırlatıyor.
Alacakların zekâtı
Hocaefendi alacakların durumunu ayrıntılı ele alıyor. Vadesi gelecek alacakların zekâtını şimdiden peşin ödemenin kolaylık sağlayacağını, ödenmesi şüpheli alacaklar tahsil edildiğinde bile geçmiş yılların zekâtının verilmesi gerektiğini hocalardan aktarıyor. Esnafın "batak" dediği, ödenme ihtimali hiç görünmeyen alacaklar için ise geçmiş yıllar adına bir mükellefiyet olmadığını, alındığı yılın zekâtının verileceğini anlatıyor.
Zekât kimlere verilir?
Videoda Tevbe Suresi 60. ayette zekâtın verileceği sekiz sınıfın sayıldığı belirtiliyor: fakirler, miskinler, zekât toplamakla görevli olanlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolcular. Hocaefendi fakiri, küçük bir geliri olup evini idare edemeyen kişi; miskini ise hiç geliri olmayan, örneğin evin reisi hasta yattığı için komşuların eline bakan aile olarak tarif ediyor.
Namaz ve zekât birlikte
Sohbetin sonunda Hocaefendi, Müddessir suresinde cehennem ehline neden bu hale düştüklerinin sorulduğu ve onların önce namaz kılmadıklarını söyledikleri ayetleri hatırlatıyor. Bu sıralamada bir hikmet olduğunu belirterek gençlerden namazlarını da zekâtlarını da tam yapmalarını, İslam'ın beş şartı üzerinde titizlikle durmalarını istiyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.