Tefekkür Olmadan Kulluk Olur Mu? Allah’ı Aziz Tutmanın Sırrı | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, kulluğun kalbî tarafını konu ediniyor: Allah'ı aziz tutmak ne demektir, tefekkür bu işin neresindedir? Sohbetin çıkış noktası, Hasan-ı Basrî'ye nasihat isteyen bir zata verilen kısa cevaptır: "Nerede olursan ol Allah'ı aziz tut ki, nerede olursan ol Allah da seni aziz kılsın."
Allah'ı Aziz Tutmanın Şartı: Tefekkür ve Beraberlik
Hocaefendi bu sözün şartını tefekkür olarak açıklıyor. Allah'ı aziz tutmak; O'nun emrine değer vermek, tevhid inancını korumak ve her hâlükârda gönülden Allah'ı çıkarmamaktır. "El kârda, gönül yârda" sözünü hatırlatarak, dünyalık işimiz ne olursa olsun kalben Rabbimizle beraber kalabileceğimizi söylüyor.
Güne Neyle Başlıyoruz?
Sohbetin en pratik bölümü sabah saatleriyle ilgili. Hocaefendi, kalkar kalkmaz haber ve ekran gürültüsüne dalan insanı hatırlatıp, güne besmele ve Peygamber Efendimiz'den öğrenilen dua ile başlamayı tavsiye ediyor. Gerekçesi ilgi çekici: sabah kulağımıza ilk takılan şey, çoğu zaman akşama kadar dilimizde dolaşan şey oluyor. Öyleyse zihne ilk yerleşen, bir ayet-i kerime, bir esmâ-i hüsnâ ya da salât ü selâm olsun. Ev işi yaparken, bulaşık yıkarken, yemek pişirirken sürdürülen zikri örnek veriyor.
Kâinat Kendiliğinden Olur mu?
Tefekkür bahsinde hocaefendi, akıl yürütmeye dayalı bir örnek veriyor: koldaki bir saatin çarklarını, akrebini, yelkovanını yapan ustalar olmadan kendiliğinden meydana geldiğini kimse kabul etmez. Bir defterin, bir halının, bir uçağın ustasız olamayacağını bilen insan, koca kâinatın sahipsiz olduğunu nasıl söyler? Sohbette, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini takip edişinde akıl sahipleri için deliller bulunduğunu bildiren ayet-i kerimeler hatırlatılıyor; bu ayetlerin Peygamber Efendimiz tarafından Hz. Bilâl'e okunduğu rivayeti aktarılıyor.
Ayakta, Otururken, Yatarken Zikir
Aynı ayet-i kerimelerde akıl sahiplerinin ayakta, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı zikreden kimseler olarak anlatıldığı belirtiliyor. Hocaefendi bunun namazdaki kıyam, kâde ve hastalık hâlinde yatarak kılınan namazla da irtibatlı olduğunu ifade ediyor.
Namaz: Huzura Kabul Edilmek
Sohbetin son bölümü namaza ayrılıyor. Seccadeye geçerken zihnin toplanması, "Rabbimin huzurundayım" şuuruyla niyet edilmesi, acele etmeden ne söylendiğini bilerek tekbir alınması anlatılıyor. Hocaefendi, namaza yalnızca "Allahu ekber" lafzıyla durulduğunu, iftitah tekbirinin namazın farzlarından olduğunu ilmihal kitaplarına dayanarak ifade ediyor. Namazı aziz tutmanın, Allah'ı aziz tutmanın bir parçası olduğunu söyleyerek evlatlara namazın öğretilmesini tavsiye ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.