RAMAZAN AYININ ÖNEMİ! Ramazan Ayında Yapılması Gereken İbadetler | Mustafa Özşimşekler
Mustafa Özşimşekler Hocaefendi bu sohbetinde, Ramazan-ı Şerif'in gölgesi üzerimize düşerken bu ayın niçin "on bir ayın sultanı" sayıldığını anlatıyor ve Peygamber Efendimiz'in Ramazan'ı karşılarken yaptığı hutbeyi baştan sona açıklıyor.
"Büyük Ay" Ne Demek?
Hocaefendi sohbete, Recep ayı girdiğinde okunması tavsiye edilen duayı hatırlatarak başlıyor: Allah'tan Recep ve Şaban aylarını bereketli kılması ve Ramazan'a ulaştırması istenir. Ardından güzel bir soru soruyor: Ramazan'a büyük ay denmesi, günlerinin daha fazla olmasından mıdır? Cevabı hayır. Bu büyüklük manevidir; Ramazan, adı Kur'an-ı Kerim'de zikredilen ve içinde Kur'an'ın indirildiği aydır. Hocaefendi bu tek hususun bile ayın kıymetini anlatmaya yeteceğini ifade ediyor.
Şaban'ın Son Günü Verilen Hutbe
Sohbetin omurgasını, Selman-ı Farisî'den rivayet edilen bir hadis-i şerif oluşturuyor. Rivayete göre Peygamber Efendimiz Şaban ayının son günü ashabına bir hutbe verir ve şöyle buyurur: çok büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Hocaefendi hutbenin maddelerini sırayla açıklıyor. Bu ay, içinde bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi'nin bulunduğu aydır. Allah bu ayın orucunu farz, gecesinin kıyamını ise nafile kılmıştır.
Bire Yetmiş Kat
Hocaefendi burada bir kavram düzeltmesi yapıyor: Türkçede "nafile" çoğu zaman "boşuna" anlamında kullanılır; oysa nafile, üzerine borç olmadığı halde kişinin sırf Allah için yaptığı hayırdır. Teravih, tesbihat, mukabele ve infak bu kapsamdadır.
Hutbenin en çok bilinen kısmı sevap ölçüsüyle ilgilidir. Rivayete göre bu ayda bir nafile ile Rabbine yaklaşan kimse, diğer aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır; bu ayda bir farzı eda eden ise başka aylarda yetmiş farz eda etmiş gibi sevap kazanır. Hocaefendi bu yüzden zekâtların Ramazan'da verilmeye çalışıldığını anlatıyor. Ancak güzel bir uyarı da yapıyor: eli darda olan biri kapıya geldiğinde onu Ramazan'a ertelememek gerekir.
İftar Ettirmenin Sevabı
Hocaefendi hutbenin devamını da aktarıyor: bir oruçluya iftar ettiren kimsenin günahları bağışlanır ve oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin aynı sevap ona da verilir. Ashab, herkesin iftar ettirecek imkânı bulunmadığını söyleyince, bir hurma, bir yudum süt ya da bir bardak su ile iftar ettirene de bu sevabın verileceği bildirilir. Hocaefendi bu müjdenin herkesin ulaşabileceği bir kapı açtığını söylüyor.
Rızkın Arttığı Ay
Hocaefendi son olarak Ramazan'ın müminin rızkının arttığı bir ay olduğunu anlatıyor. Fitreler, zekâtlar ve dağıtılan yardımlarla ihtiyaç sahiplerinin sofrasına bereket girdiğini, bu hareketliliğin toplumun geneline yayıldığını ifade ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.