İnsanların en hayırlısı ömrü uzun olup ameli güzel olanlardır ! | Abdurrahman Büyükkörükçü
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, "insanların en hayırlısı ömrü uzun olup ameli güzel olanlardır" mealindeki hadis-i şerifi merkeze alarak uzun ömrün nasıl bir nimete dönüşeceğini anlatıyor. Sohbet, ömrün bir emanet oluşundan başlayıp fırsatları değerlendirmeye, oradan da infak ve hizmete uzanıyor.
Uzun Ömür Ne Zaman Hayırlıdır
Hocaefendi, hadis-i şerifteki ölçünün iki parçalı olduğuna dikkat çekiyor: ömrün uzunluğu tek başına yeterli değil, amelin de güzel olması gerekiyor. Böyle bir insanın ömrü uzadıkça hayrı, infakı, ibadeti ve ikramı artar. Hocaefendi bunu bir benzetmeyle anlatıyor: rahmet bulutu ne kadar çok yeri dolaşırsa o kadar çok yer ondan istifade eder. Ayrıca uzun ömür isterken sağlık ve afiyeti de istemek gerektiğini hatırlatıyor; afiyetsiz geçen uzun bir ömrün hem sahibine hem çevresine yük olabileceğini söylüyor.
Ömür Verilmişse Fırsat Verilmiştir
Sohbetin ana fikirlerinden biri şu: Rabbimiz bize ömür vermişse kulluk için imkan ve fırsat tanımış demektir. Hocaefendi, ölümden sonra hiçbir şey için fırsat verilmeyeceğini hatırlatıyor ve somut tavsiyeler sıralıyor: kazası olan namazlarını acele etsin, maddi ve manevi borcu olan bir an evvel ödesin, haccı farz olan müracaatını yapsın, zekatı olan geciktirmesin. Büyüklerin sözünü de aktarıyor: fırsatlar bulutların geçtiği gibi gelir geçer.
Faizden Uzak Durmak
Kendisine telefonla ve mektupla ulaşan sorulardan bahseden hocaefendi, faiz borcu bulunan kardeşlerine ne pahasına olursa olsun bu yükten kurtulmalarını tavsiye ettiğini söylüyor. Meseleyi bir bataklığa benzetiyor ve bu tavsiyeyi kendi adına bir hüküm olarak değil, endişesinden doğan bir uyarı olarak dile getiriyor. Dünyanın çabuk geçtiğini, üç günlük bir hayatı haram temeller üzerine kurmanın değmeyeceğini vurguluyor.
En Hayırlı İnsan Faydalı Olandır
Sohbetin son bölümü hizmete ayrılmış. Hocaefendi, insanların en hayırlısının insanlara faydalı olan kimse olduğunu bildiren rivayeti hatırlatıyor ve faydanın illa parayla olmayacağını anlatıyor: parası olan malından, bahçesi olan ürününden, ilmi olan ilminden, gücü olan hizmetinden versin. Örnek olarak Afrika'ya ücretsiz gidip ameliyat yapan doktorları, gönderilen giysi ve battaniyeleri, temiz suya ulaşamayan bölgelerde açılan kuyuları anıyor. Elimizde ne varsa onunla ümmete hizmet edilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini bağlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.