Borç Almak (18-01-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde borç meselesini bütün yönleriyle ele alıyor. Müminin borçsuz yaşamaya gayret etmesi gerektiğini, ancak borçlanmak zorunda kalanın da ödeme niyetini diri tutması hâlinde yalnız bırakılmayacağını anlatıyor. Sohbet, bir önceki haftanın devamı olarak bu konudaki hadis-i şerifler etrafında ilerliyor.
Günahı Azaltmak Ölümü Kolaylaştırır
Hocaefendi konuya, sahabeden bir zatın naklettiği bir nasihatle giriyor. Rivayete göre Efendimiz "günahı azalt ki ölüm sana kolay gelsin, borcu azalt ki hür yaşayasın" mealinde tavsiyede bulunmuştur. Hocaefendi bu iki tavsiyeyi birlikte değerlendiriyor: temiz bir kul için dünyadan ayrılış kolaylaşır. Müminin sıkıntısının dünyada verildiğini, bu sıkıntılara sabrın günahlara kefaret olduğunu ifade ediyor ve tövbe ile istiğfarı tavsiye ediyor.
Borç İnsanı Neden Mahkûm Eder
Hocaefendi, borcun insan üzerindeki psikolojik ağırlığını günlük hayattan örneklerle anlatıyor. Borçlu olan kimsenin alacaklısıyla karşılaşmaktan çekindiğini, hatta yolunu değiştirdiğini söylüyor. Sebebi şudur: borçlu, karşı tarafa karşı bir bakıma mahkûm hâldedir. Bu yüzden müminin sebepsiz yere borçlanmaması gerektiğini, bunun hem dünyada bir hürriyet hem ahirette bir huzur kaynağı olduğunu ifade ediyor.
Ödeme Niyeti Olanı Allah Yalnız Bırakmaz
Sohbetin borçlulara ferahlık veren bölümünde hocaefendi, borca girmekle birlikte onu mutlaka ödemeye niyetli olan kula Allah'ın yardım edeceğini bildiren rivayeti naklediyor. Ticaretle uğraşan bir insanın hiç borçlanmadan iş yürütmesinin her zaman mümkün olmadığını kabul ediyor; asıl mesele borcu vaktinde ödemektir. Ecdadımızın "borç yiğidin kamçısıdır" sözünü de bu çerçevede, insanı çalışmaya sevk etmesi bakımından hatırlatıyor.
Kul Hakkının Ayrı Yeri
Hocaefendi, sahabe efendilerimizin borçlu vefat eden kardeşlerinin borcunu üstlendiklerini, imkânlar genişledikten sonra Efendimizin borçlu vefat edenlerin borcunun kendisine ait olduğunu bildirdiğini naklediyor. Bununla birlikte müminin hayattayken borcunu ödemek için elinden geleni yapması gerektiğini vurguluyor. Ardından önemli bir ayrımı hatırlatıyor: Allah'a karşı olan kusurlar için tövbe kapısı açıkken, kul hakkının ayrı bir hassasiyeti vardır.
Çarşıda Okunacak Bir Zikir
Sohbetin sonunda hocaefendi, çarşı ve pazarın gaflet mahalli olduğunu, orada insanın kalbinin kolayca dağıldığını söylüyor. Bu sebeple çarşıya çıkarken Allah'ın birliğini, mülkün ve hamdin O'na ait olduğunu, diriltip öldürenin O olduğunu ifade eden tevhid zikrini okumayı tavsiye ediyor. Rivayet edildiğine göre bu zikri okuyan kul için büyük sevaplar yazılır ve dereceleri yükseltilir. Hocaefendi sohbeti dua ile bitiriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.