Bizim Adımıza Rabbimizden İstiğfarda Bulunurlar! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde çok az konuşulan bir müjdeyi ele alıyor: arşı taşıyan meleklerin, müminler için Allah'tan bağışlanma dilemesi. Sohbet, Mü'min Suresi'nin başlarında yer alan bu ayetin etrafında şekilleniyor ve mümin olmanın nasıl bir şeref olduğunu anlatıyor.
Önce Bir Edep Kaydı
Hocaefendi konuya girmeden bir çerçeve çiziyor. Arşın ve kürsinin niçin yaratıldığı gibi meselelerde derine dalmadığını, müfessirlerin izahları bulunmakla birlikte işin hakikatini Allah'ın bildiğini söyleyip geçiyor. Müminin tavrını da bu noktada tarif ediyor: işittik ve itaat ettik. Bunu Anadolu'nun "başım gözüm üstüne" ifadesiyle karşılıyor.
Melekler Ne Yapıyor?
Ayette anlatılana göre arşı taşıyan ve çevresinde bulunan melekler, Rablerini hamd ile tesbih ediyor, O'na iman ediyor ve iman edenler için bağışlanma diliyorlar. Buradan bir tavsiyeye geçiyor: dualara Fatiha ve Sübhaneke ile başlamak. Namaza başlarken Sübhaneke okunmasını da aynı edebin bir örneği olarak gösteriyor; en önemli ibadete Rabbi övgüyle başlanıyor.
Günahkâr Olduğumuz Hâlde
Sohbetin en çok üzerinde durulan noktası burada. Hocaefendi, meleklerin bizim adımıza istiğfar etmesinin sebebini müminin Allah katındaki değerine bağlıyor. İnsan hata eder, günah işler; buna rağmen Allah, iman etmiş olmaları sebebiyle kulları için meleklerine bu görevi vermiştir. Hocaefendi ayrıca koruyucu meleklerden ve rahmet meleklerinden de bahsederek, müminin farkında olmadığı ne kadar çok manevi destekle çevrili olduğunu anlatıyor.
Meleklerin Duası Nasıl Bir Dua?
Sohbette meleklerin duasının yapısı da inceleniyor. Melekler doğrudan istekle başlamıyor; önce Allah'ın rahmet ve ilmiyle her şeyi kuşattığını dile getiriyor, sonra dileklerini sıralıyorlar. Hocaefendi bunu bir edep dersi olarak sunuyor: duaya Rabbi anarak başlamak, duanın kabulüne vesiledir. Ardından meleklerin ne istediği anlatılıyor: tövbe edip Allah'ın yoluna uyanların bağışlanması, cehennem azabından korunmaları ve kendilerine vaat edilen Adn cennetlerine konulmaları. Hocaefendi cennet tasvirinde, Kur'an'da bildirilen dört ırmağı da hatırlatıyor.
Aile de Bu Duaya Dahil
Ayetteki duanın kapsamı, sohbetin en dokunaklı kısmını oluşturuyor. Melekler yalnız o kul için değil, salih olan babaları, eşleri ve zürriyetleri için de aynı akıbeti istiyorlar. Hocaefendi bunu, cennette ailece bir arada olma ümidi olarak yorumluyor ve meleklerin âdeta müminlerin kurtuluşuna sevindiğini ifade ediyor. Sohbetin bu bölümünde kendi babası için de dua ediyor ve onun sohbetlerinde bu konulara nasıl yaklaştığını hatırlıyor. Anlattığı bütün bunlardan çıkardığı netice ise sade: mümin olmak büyük bir şereftir.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.