(35) İmanın Kabulünün Şartları-3 (06-11-1998) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi
Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu sohbetinde, birkaç haftadır sürdürdüğü "imanın kabulünün şartları" konusunun üçüncü bölümünü işliyor. Sohbete, sık karıştırılan bir ayrımı netleştirerek başlıyor: iman esasları ayrı, o imanın makbul sayılması için gereken şartlar ayrıdır. Hocaefendi, zihinlerin lüzumsuz meşguliyetlerle dolduğunu ve asli meselelere yer kalmadığını söyleyerek konuyu her hafta baştan hatırlatıyor.
İman Esasları ile Kabul Şartları Farklıdır
Sohbette önce Amentü'de yer alan altı esas hatırlatılıyor: Allah'a, meleklerine, indirdiği kitaplara, gönderdiği peygamberlere, hayır ve şerrin Allah'ın takdiriyle olduğuna ve öldükten sonra dirilmeye inanmak. Hocaefendi, ayrıntılarını bilmese bile bunlara toplu halde inanan kimsenin dinin tamamına inanmış sayıldığını, âlimlerin ise bir de kabul şartlarını sıraladığını anlatıyor.
Kader Meselesine Kısa Bir Açıklama
Hayır ve şer konusunda hocaefendi şu izahı yapıyor: yaratıcı tektir, olan biten O'nun ilmi ve takdiri dışında değildir; fakat bu, her işe razı olduğu anlamına gelmez. Kulun iradesine baskı yapılmadığı için, kul neyi tercih ederse karşılığı yaratılır. Sohbette buna bağlı olarak, tabiat olaylarını tamamen sebeplerle açıklayıp ilahi takdiri devre dışı bırakan yaklaşımın eksikliğine dikkat çekiliyor.
"Ben de Müslümanım" Demek Yetiyor mu
Hocaefendinin üzerinde ısrarla durduğu bir başka nokta, kişinin kendi kendini tasdik etmesinin ölçü olmadığı. Ömrünü dinden uzak geçiren birinin sıkıştığı anda kendini Müslüman ilan etmesini örnek vererek, Müslümanlığın ölçülerinin Kur'an ve sünnetle belirlendiğini, herkesin kendine göre bir din anlayışı geliştirmesinin doğru olmadığını ifade ediyor. Ona göre bu sapma kimilerinde kasıtlı, kimilerinde bilgisizlik kaynaklıdır.
İnanç Bilgisi Nereden Alınmalı
Sohbetin en dikkat çekici bölümü, doğru sözün her zaman geçerli iman anlamına gelmediği izahı. Hocaefendi iki örnek veriyor: Bir kişi "Allah vardır ve birdir" der ama bunu dinden değil yalnızca kendi aklî çıkarımından aldığını söylerse, sözü doğru olsa da imanı bu haliyle geçerli sayılmaz. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz için "tarihin en büyük insanı" demek, onu Allah'ın elçisi olarak kabul etmeden söylendiğinde iman yerine geçmez. Dine ait bilginin kaynağı yine din olmalıdır.
Sıralanan Kabul Şartları
Sohbetin sonunda hocaefendi maddeleri özetliyor: imanın devamlı olması, dinin tamamına kesin bir şekilde inanılması, inancın ehl-i sünnet esaslarına uygun olması, imanın korku ile ümit arasında taşınması, ölüm ötesi alametler ortaya çıkmadan gerçekleştirilmesi, dindeki hükümlerin yerinden oynatılmaması, dinin saygı gösterdiğine saygı gösterilmesi ve inanç esaslarının doğrudan dinden alınması.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.