(25) Anarşinin Temeli - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu dersinde bir önceki sohbette işlediği tebliğ konusunu sürdürüyor ve çarpıcı bir soru soruyor: bir toplumda huzursuzluğun, kavganın ve anarşinin temelinde ne yatar? Hocaefendi'nin cevabı, doldurulmayan bir boşlukla ilgili.
Tebliğ edilmeden hüküm verilmez
Hocaefendi, geçen dersin özetiyle başlıyor: bir topluluğa İslam anlatılmadan, tebliğ ulaştırılmadan onlarla çatışma zeminine girmenin dinde bir karşılığı yoktur. Peygamber Efendimiz'in bu usulle, yani önce anlatarak yürüdüğünü sağlam kaynaklara dayanarak aktardığını söylüyor. Bu tespit, dersin bütününü taşıyan temel ölçü olarak konuluyor.
Tabiatta boşluk yoktur
Sohbetin merkezinde fizikten alınmış bir benzetme var. Hocaefendi, çevremizde gördüğümüz âlemde boşluk bulunmadığını anlatıyor: deniz nasıl suyla doluysa, üzerimizdeki kubbe de havayla doludur; biz de tıpkı sudaki balıklar gibi havanın içindeyiz. Bir bardaktaki su boşaltıldığında oraya hemen hava dolar. Bir testiden su boşaltırken duyulan sesin sebebi de budur: boşalan yere havanın hücum etmesi. Hocaefendi ayrıca tabiattaki her şeyin birbirine bağlı bir düzen içinde bulunduğunu, bir kum tanesinin yerinden oynamasının bile bu bütünlük içinde bir karşılığı olduğunu söyleyen görüşlere değiniyor.
Aynı kanun gönüller için de geçerli
Asıl fikir bu noktada geliyor. Hocaefendi'ye göre insan gönlü de boş kalmaz. Nesillerin kalbine ve ruhuna doğru bilgi, doğru örnek ve doğru sevgi yerleştirilmezse, o boşluk kendiliğinden başka şeylerle dolar. Peygamber Efendimiz tanıtılmadığında insanlar başka isimlerin, başka örneklerin peşine düşer. Hocaefendi anarşinin ve toplumsal çözülmenin kökünü burada arıyor: eğitimin ve irşadın ihmal ettiği yer boş kalmıyor, başka bir şey oraya yerleşiyor.
Sorumluluk kimde
Hocaefendi bu tespitten bir suçlu aramak yerine bir vazife çıkarıyor. Ona göre mesele "böyle gelmiş böyle gider" diyerek seyredilecek bir mesele değil; her müminin bulunduğu yerde anlatma, öğretme ve örnek olma sorumluluğu vardır. Bu sebeple dersini, tövbe, istiğfar ve gayret çağrısıyla sürdürüyor.
Hizmete davet
Sohbetin sonunda hocaefendi, Harput'ta inşa edilen ve yüzlerce talebeyi barındıracak bir Kur'an kursundan söz ediyor; ömrünü bu yolda geçirmiş hocaları anarak cemaati bu hizmete destek olmaya davet ediyor. Ardından yaptığı duayla dersini tamamlıyor: bağışlanma, fitne ve fesattan korunma ve son nefeste kelime-i şehadet niyazı.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.