Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(156) İslam'da Kısas - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 596 izlenme 👍 8 📅 13 Mart 2013 ⏱ 48:27
🎙️ Timurtaş Uçar ☪️ İman ve İtikat
Sesli (mp3) Sohbet-156 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (156) İslam'da Kısas - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, insanın ağzından çıkan sözün taşıdığı ağırlık üzerinde duruyor. Sohbetin ana ekseni şu: bir insanın neye inandığı, neyi savunduğu ve nerede durduğu ancak konuştuğu zaman ortaya çıkar. Hocaefendi bu noktadan hareketle imanın ikrar boyutunu, mükellefiyetin şartlarını ve insanları hangi ölçüye göre değerlendirmemiz gerektiğini anlatıyor.

Olup bitenlerden ibret almak

Sohbete, Müslümanın dünyada yaşanan hadiseler karşısında seyirci kalamayacağı hatırlatmasıyla başlanıyor. Videoda, basiret sahiplerine "ibret alın" diye seslenen ayet hatırlatılıyor. Hocaefendi bunu, olayları doğru okumak, doğru yorumlamak ve bu okumadan istikamet çıkarmak şeklinde açıklıyor. Meydana gelen her hadiseye bir mana vermek, ondan hikmet devşirmek Müslümanın vazifelerinin başında sayılıyor.

Konuşmak insanı ele verir

Sohbetin en çok üzerinde durulan bölümü konuşmanın önemi. Hocaefendi, insanların düşüncelerinin, niyetlerinin ve inançlarının ancak söz ve fiil ile açığa çıktığını söylüyor. Bir mecliste hiç konuşmayan, fikrini hiç ortaya koymayan kimse hakkında hüküm vermenin güçlüğüne dikkat çekiyor.

İmanın iki rüknü: kalben tasdik, lisanen ikrar

Bu çerçevede imanın iki temel rüknü hatırlatılıyor: kalp ile tasdik, dil ile ikrar. Hocaefendi, imanın aslının kalbin tasdiki olduğunu, ancak bir kimse hakkında dışarıdan hüküm vermenin, ona nasıl muamele edileceğinin dil ile ikrara bağlandığını ifade ediyor. Aynı hassasiyeti tersinden de kuruyor: nasıl ki dille ikrar imanı ortaya koyuyorsa, ağızdan çıkacak sözlerin insanı dininden edebileceğini söyleyerek bu konuların sık sık işlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Kimler mükellef, kimler değil

Hocaefendi, Allah'ın erginlik çağına girmemiş çocukları dinî bakımdan mükellef tutmadığını belirtiyor. Mükellefiyetin şartı akıl ve buluğ. Buradan hareketle, akıl baliğ olan bütün insanların rengi, cinsiyeti, milliyeti, coğrafyası ne olursa olsun Allah tarafından iman ve itikat bakımından üç sınıfa ayrıldığını, dördüncü bir sınıfın bulunmadığını anlatıyor.

Ayrımı yapma yetkisi insanda değil

Sohbetin en çarpıcı vurgusu burada: insanları sınıflandırma hakkı insanlara verilmemiştir. Hocaefendi, insanları renklerine göre siyah-beyaz diye, zengin-fakir diye, güçlü-zayıf diye yahut memleketlerine göre ayırmanın ve kayırmanın zulüm olduğunu ifade ediyor. Tek geçerli ayrım Allah'ın koyduğu iman ayrımıdır; onu da peygamber dahil hiçbir beşer kendiliğinden koyamaz.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.