Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(148) İslam'a Saldırı Var - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 242 izlenme 👍 5 📅 13 Mart 2013 ⏱ 57:58
🎙️ Timurtaş Uçar ☪️ İman ve İtikat
Sesli (mp3) Sohbet-148 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (148) İslam'a Saldırı Var - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, farklı inançların bir arada bulunduğu bir dünyada müminin tavrının ne olması gerektiğini ele alıyor. Bir önceki dersin devamı niteliğindeki bu sohbette hocaefendi, gündeme gelen tartışmaları ayet-i kerimenin ışığında değerlendireceğini söyleyerek başlıyor. Ana sorusu şu: bir Müslüman tavrını neye göre belirleyecek?

Tavır Almadan Önce Ölçüyü Bilmek

Hocaefendiye göre bir kimse hakkı ile batılı, helâli ile haramı, hayrı ile şerri ayırt edemiyorsa tavır koyması da mümkün değildir. Sohbette bu, üst üste sıralanan sorularla işleniyor: doğruluğun ölçüsü nedir, kişi neye hayır neye şer diyor? Hocaefendi Kur'an'ın asıl gayesinin bunları öğretmek olduğunu, bu ölçüler bilinmeden konulan tavrın havada kalacağını ifade ediyor.

Yaşamak Değil, Yaşamaya Çalışmak

Sohbetin en dikkat çekici tespitlerinden biri burada. Hocaefendi, müminin hangi şart altında, hangi coğrafyada bulunursa bulunsun asıl davasının inancını yaşamaya çalışmak olduğunu söylüyor ve ifadesini özellikle düzeltiyor: "yaşaması" demiyor, "yaşamaya çalışması" diyor. Çünkü herkes her şartta dinini eksiksiz yaşayamayabilir; fakat bu gayreti taşıyıp taşımadığı, bunun şuuruna sahip olup olmadığı ayrı ve asıl meseledir.

İnanç Hürriyeti Üzerine Bir Muhakeme

Hocaefendi, dileyenin iman edeceğini dileyenin inkâr edeceğini bildiren ayeti okuyarak çarpıcı bir muhakeme yapıyor. Kâinatı yoktan var eden kudret, kendisinin inkâr edilmesine dahi imkân tanımıştır; isteseydi inkâr etmek isteyenin dili tutulurdu. Hocaefendi bu ayetten, insanın tercihiyle imtihan edildiği ve baskının iman doğurmadığı sonucunu çıkarıyor.

Kendi Günlerimizi Tanımak

Sohbetin yapıldığı haftaya iki farklı gece denk gelmiş: biri Müslümanların nazarında büyük kıymet taşıyan Miraç gecesi, diğeri başka bir dine ait bir gece. Hocaefendiye göre bir Müslümanın kendi inancına ait olan ile olmayanı ayırt etmesi tabii bir haldir; asıl mesele başkasını kınamak değil, insanın kendi kimliğinin farkında olmasıdır.

Dosdoğru Yol Talebi

Hocaefendi sohbetin bir yerinde, denenmiş ve netice vermemiş yolları saydıktan sonra geriye tek bir yol kaldığını söylüyor: günde defalarca okunan Fatiha'daki "bizi dosdoğru yola ilet" talebi. Bu, sohbetin bütün başlıklarını toparlayan cümle oluyor.

Depremzedeler İçin Yardım Çağrısı

Sohbetin sonunda hocaefendi, Erzincan depreminde zarar gören ve sıkıntıları hâlâ giderilmemiş insanlar için bütün camilerde toplanan yardıma cemaati davet ediyor. İyilik ve takvada yardımlaşmayı emreden ayete atıfla, verilenin şahsi bir sebeple değil Allah rızası için verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.