Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(112) Hürriyet ve Kölelik - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 660 izlenme 👍 8 📅 12 Mart 2013 ⏱ 53:33
🎙️ Timurtaş Uçar ☪️ İman ve İtikat
Sesli (mp3) Sohbet-112 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (112) Hürriyet ve Kölelik - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde hürriyet ve kölelik meselesini, günde defalarca okunan Fatiha suresinin verdiği kulluk ölçüsünden yola çıkarak ele alıyor. Sorusu şu: Tek tek insanların değil, bir milletin tamamının nasıl olup da başkasına boyun eğer hale geldiği. Cevabı ise askerî yenilgide değil, kültürde ve zihniyette arıyor.

Kölelik önce zihinde başlar

Hocaefendi, insanlık tarihi boyunca başkasından emir alan, karşısındakine iki büklüm olan zayıf karakterli kimselerin hep bulunduğunu söylüyor. Ancak asıl üzerinde durulması gereken meselenin fertler değil, bir milletin bütününe köle muamelesi yapılabilmesi olduğunu belirtiyor. Ona göre bunun yolu silahtan değil, kültürden geçiyor: bir toplum önce anlayışta, inançta ve düşüncede teslim alınıyor.

Taklit ve kimlik kaybı

Sohbetin orta bölümünde hocaefendi, gündelik hayata yerleşmiş yabancı kelimeler ve alışkanlıklar üzerinden örnekler veriyor. Bir toplumun başkasının usullerini, âdetlerini ve dilini olduğu gibi devraldığında, karşı tarafın kendisini üstün görmesine zemin hazırladığını ifade ediyor. Buradaki asıl kaybın kimlik kaybı olduğunu, insanın "ben neyim, nereye aidim" sorusuna cevap veremez hale gelmesinin bağımlılığın en ağır biçimi olduğunu anlatıyor.

Kalkınma alfabe işi değil, zihniyet işidir

Hocaefendinin en çok üzerinde durduğu örnek Uzak Doğu ülkeleri. Japon yazısının yüzlerce işaretten meydana geldiğini, farklı yönlerde yazılıp okunduğunu anlatıyor; buna rağmen Japonya'nın kendi yazısını hiç değiştirmeden sanayide ve teknolojide dünyaya meydan okuyabildiğini söylüyor. Aynı şeyi Çin için de tekrarlıyor. Buradan çıkardığı sonuç net: kalkınmanın önündeki engel yazının zorluğu değildir; kalkınma zihniyet işidir, iman işidir, karakter ve kabiliyet işidir. Kolaylık uğruna kimliğini bırakan bir toplumun ilerlemediğini, hatta geride kaldığını ifade ediyor.

Cemaatin dersi baştan takip etmesi

Sohbetin ilginç bir yanı da hocaefendinin dinleyicilere yaptığı uyarı. Dersin başını dinlemeden gelenlerle sonuna kadar oturanlar arasında büyük bir kopukluk oluştuğunu, bunun anlatılanların yalnızca küçük bir kısmının zihinlere yerleşmesine yol açtığını söylüyor. Hazırlanan konunun bütünlüğüyle anlaşılabilmesi için derse baştan katılmayı tavsiye ediyor.

Hizmetler dayanışmayla yürür

Sohbetin sonunda hocaefendi, cami ve Kur'an kursu gibi hizmetlerin büyük ölçüde müminlerin birbirine yardımıyla ayakta durduğunu hatırlatıyor ve inşaatı süren bir cami için cemaatten katkı istiyor. Bu bölüm, sohbetin ana temasını pratikte tamamlıyor: kendi işini kendi imkânıyla görebilen bir toplum, kendi ayakları üzerinde duran bir toplumdur.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.