(103) Hidayet Allah'tandır - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetini mübarek Muharrem ayında yapıyor ve tek bir hakikat etrafında ilerliyor: Hidayet Allah'tandır. İnsan bir başkasının kalbine imanı yerleştiremez; bu, yalnızca Allah'ın nasip etmesiyle olur.
Özel bir hitap
Hocaefendi, Kur'an'da müminleri ilgilendiren bir mesele bildirileceği zaman "Ey iman edenler" diye başlayan hitaba dikkat çekiyor. Bu hitabın muhatabı olmak, Allah'ın imanı nasip ettiği kimseler arasında bulunmak demektir. Hidayetin sahibi Allah'tır; başkası bir gönle imanı yerleştiremez.
Peygamber Efendimiz'in amcası
Peygamber Efendimiz'in kendisini Mekke müşriklerine karşı yıllarca koruyup kollayan öz amcası Ebû Tâlib, ömrünün sonuna kadar iman etmesi için davet edilir. Rivayete göre Efendimiz, amcasının son nefeslerinde yanına eğilerek ona kelime-i tevhidi telkin eder. Hocaefendi bu manzarayı, Peygamber Efendimiz'in bile bir gönlü zorla değiştiremeyeceğinin delili olarak sunuyor: davet bize, hidayet Allah'a aittir.
Bir deyimin arkasındaki hakikat
Sohbetin dikkat çekici bir bölümünde hocaefendi, halk arasında yaygın olan "haydan gelen huya gider" sözünün köküne iniyor. Âyetü'l-kürsî'de geçen "el-hayy" ifadesinin Allah'ın hayat sıfatını, "hû" zamirinin ise yine O'nu ifade ettiğini hatırlatıyor. Buradan çıkardığı sonuç şu: aslında bu söz "Allah'tan gelen Allah'a gider" anlamına gelmektedir; oysa insanlar onu haramdan kazanıp harama harcayan kimseleri anlatmak için kullanmaktadır. Hocaefendi bunu, Allah'ın isim ve sıfatlarının bilinmemesinin neticesi sayıyor.
Allah'ı tanıtabilmek
Hocaefendi, bir müslümanın Allah'ı tanıtabilmesi gerektiğini söylüyor ve İhlâs sûresinin bu tanıtımı yaptığını hatırlatıyor: O doğurmamış ve doğurulmamıştır, hiçbir dengi yoktur. Eskiden Anadolu'daki çocukların yedi yaşına gelmeden Âmentü'yü ve Allah'ın sıfatlarını manalarıyla öğrendiğini belirterek, bu tanıtımın erken yaşta yapılması gerektiğini söylüyor.
Mevlânâ'dan bir kıssa
Sohbetin kapanışında Mevlânâ'dan nakledilen bir hikâye anlatılıyor. Anlatıldığına göre bir köylü, bir çiftliğin köpeklerinin saldırısına uğrar. Tek tek boğuşmanın beyhude olduğunu anlayınca çiftliğin sahibini çağırır; sahibi seslenince köpekler çekilir.
Hocaefendi Mevlânâ'nın buradan çıkardığı dersi aktarıyor: Allah ile münasebetiniz düzgün olsa, üzerinize kimse saldıramaz. Bu sebeple insan önce kendi Rabbiyle bağını gözden geçirmelidir. Sohbet, cami ihtiyaçları için yapılan bir yardım çağrısıyla tamamlanıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.